YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/733
KARAR NO : 2013/5313
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile imzalanan bayiilik sözleşmesi kapsamında davalı dağıtıcı 9 firmaya teminat amaçlı olarak 7500 TL. meblağlı teminat mektubu verildiğini, Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli kararı uyarınca 18.09.2005 tarihinden önce tesis edilen kira, intifa hakkı ve sözleşmeler 18.09.2010 tarihi itibariyle sona ermesi nedeniyle taşınmaz üzerindeki ipotek ve intifa hakkının kaldırılması, ariyet malzemelerinin sökümü için yapılan masrafların ödenmesi ve ariyetlerin teslim alınması, cari hesaptaki alacağın ödenmesi ve davalı şirkete verilen 7500 TL. teminat mektubunun iadesi için davalıya 21.10.2010 tarihli ihtarname keşide edilmiş olmasına rağmen davalının haksız ve sebepsiz olarak teminat mektubunu nakde çevirdiğini ileri sürerek bu nedenle haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu tutarının nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte 7.500,00 TL.nin davalıdan istirdadı ile müvekkiline verilmesine, davalının haksız ve hukuka aykırı işlemi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarı zedelendiğinden uğradığı manevi zararın tazmini için 500,00 TL. manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ilk itirazında bulunmuş, dava konusu teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihte davacının müvekkiline borçlu olduğunu, bu nedenle teminat mektubunun vadesi geçmeden nakde çevrildiğini, davacı tarafa teslim edilen bir kısım ariyetlerin geri alınmadığını, bunun üzerine davacının ariyet borcunun fatura edilerek müvekkilinin muhasebe kayıtlarına alındığını, mektubun nakde çevrildiği tarihte de mevcut olan 28.09.2011 tarihli yer altı tankının satışına ilişkin faturadan doğan alacak kalemi ile davacının önceki borçlarının toplamının teminat mektubu bedelinden fazla olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin de haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki ariyet sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca ariyet olarak alınan malların sözleşmenin feshi halinde iade yükümlülüğünün davacı şirkete ait olduğu, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 01.07.2011 tarihli teslim tutanağında davalıya teslim edilen ariyet mallarının neler olduğunun tek tek sayıldığı, tutanağın sonunda da yasal haklar saklı kalmak koşulu ile sökümün yapıldığı belirtilerek teslim alan davalı … tarafından ve teslim eden ….., tarafından imzalandığı, bu durumda davacının ariyet malların
sökümünün kendisi tarafından yapıldığı savunmasının ispatlanamadığı, davacının sökümün kendisi tarafından yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, tutanak içeriğinden anlaşıldığı üzere davalı tarafından ariyet ve emanet olarak bırakılan mallar davacının malları bulundurduğu yerden davalı tarafından söküm bedelini talep hakkı saklı kalmak kaydı ile teslim alındığından davalı 3.031,42 TL.lik söküm bedeli faturasından da sorumlu olduğu, teminat mektubu davacı ile akdedilen tüm sözleşmelerin teminatını oluşturmak üzere alındığından davalının teminat mektubunu akaryakıt istasyonları için ariyet ve emanet sözleşmesi ve 22.10.1997 tarihli protokolden kaynaklanan davacı borçlarından dolayı nakde çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.