YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1724
KARAR NO : 2010/2232
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişinin … Köyünde 1956 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında taşlık, çalılık ve tepe olarak tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğe dayanarak açmış olduğu davada mahkemenin 14/06/2002 tarih 2000/313- 415 sayılı ilamı ile “davanın kabulü ile 2940.59 m2’lik taşınmazın davacı mirasçıları adlarına tapuya tescili yolunda kuruluna hükmün temyiz edilmesi ile Dairemizin 29/06/2004 tarih 2004/5332 E.-6917 K. sayılı ilamı ile davacı gerçek kişi tarafından kadastro mahkemesinin 1991/195-1992/85 karar sayılı dosyasında orman tahditine ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının açıldığı ve 2340 m2’lik bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın derecaattan geçerek kesinleştiği, daha sonra ise Hazine tarafından … Belediye Başkanlığını taraf göstererek aynı yer ile ilgili açılan tescil davası sonucunda Alanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/661-2000/225 sayılı ilamı ile taşınmazın 2/B alanında olduğu gerekçesi ile Hazine adına tesciline karar verildiği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2/B madde uygulaması sırasında davacının açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının sonuçlanmadığı, dolayısı ile yapılan 2/B madde uygulamasının kesinleşmediği, Hazinenin açmış olduğu dava sonucunda alınan ilam davacı gerçek kişiyi bağlamaz ise de çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı taşınmaz olduğu gözetildiğinde tapulu yerin yeniden tescili talep edilemeyecğine göre, davanın reddine karar verilmesi” gerektiği belirtilerek hüküm bozulmasına karar verildiği, bu defa davacıların tashihi karar talebi üzerine Dairemizin 15/07/2005 tarih 2005/7165-9981 sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2/B madde uygulaması yapıldıktan sonra Hazine adına tapuya tescili hususunda kadastro müdürlüğünce yapılan bildirimi üzerine kütük açılarak çekişmeli taşınmaza 2829 parsel numarası verilmiş, kadastro müdürlüğünün 26/05/1998 tarih 272/1160 sayılı yazıları ile parselin hatalı olarak tescil edildiği ve sehven kütük sayfasının açıldığı bildirildiğinden kütük sayfası kapatılmış, Alanya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/661-2000/225 sayılı ilamı ile taşınmazın 2/B niteliği ile Hazine adına tescil kararının ise infaz edilerek tapu kaydının oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. O halde , davacı gerçek kişinin davasının esastan incelenmesi gerekmektedir. Ancak, mahkemece yapılan inceleme yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaz arazi kadastro çalışmasında taşlık, çalılık, tepe olarak tescil harici bırakılmış olup, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından orman ve toprak muhafaza özelliği taşıyan funda ve makilikler orman sayılır, bilimsel olarak eğimi % 12’den fazla olan makilikler, çalılıklar, orman ve toprak muhafaza özelliği taşıdığından orman sayılır. Eldeki dava dosyasında ve gerçek kişinin açtığı orman tahditine
2010/1724-2232
itiraz dosyasında çekişmeli taşınmazın eğim durumu belirlenmemiştir. Bu durumda çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanaklarının suretleri ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler dosyaya getirtilerek çekişmeli taşınmazı ne olarak gösterdikleri incelenmeli, uzman jeolog, orman mühendisi ve fenni bilirkişi ile çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumu ve eğimi araştırmalı, gereğine değinilerek bozma ilamının kaldırılarak hüküm yukarıda belirtilen şekilde bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, çekişmeli (A) harfli 2940.59 m2’lik taşınmazın davacı mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmektedir.
Dava Medeni Kanunun 713.maddesi gereğince tescil davası niteliğindedi.
Yörede 07/03/1986 ve 24/11/1988 tarihlerinde yapılan orman kadastro çalışması, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyularak hüküm kurulmuşsa da, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; yapılan araştırma inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 4 civarında olduğu, üzerinde sera bulunduğu ve tarım arazileri ile bütünlük arzettiği, eski tarihli resmi belgelerde orman sayılmayan yer olarak göründüğü belirlenerek 2940 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmişse de, aynı davacı tarafından 25.04.1986 tarihinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasında Kadastro Mahkemesinin 1991/195-1992/85 sayılı kararıyla 2340 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş, böylece o tarihte davacı tarafından kullanılan yerin 2340 m2 olduğu belirlenmiştir. Mahkemece Kadastro Mahkemesi kararının dayanağı olan kroki uygulanmadan karar verildiği gibi, taşınmazın miktarındaki artışın nereden kaynaklandığı, sonradan sınırdaki yol ve derelerden kazanılmaya çalışılıp çalışılmadığı araştırılmaksızın ve komşu 2307 parselin (başka bir parselden geliyorsa o parselin) tutanağı ve varsa dayandığı tapu ve vergi kayıtları getirtilmeden hüküm kurulmuştur.
O halde; mahkemece yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra, Kadastro Mahkemesi krokisi ile kesinleşen orman kadastro haritası birbirine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu gösteren rapor alınmalı, taşınmazın yüzölçümündeki artışın nereden kaynaklandığı belirlenmeli, orman sınırı dışına çıkarma kararından sonra taşınmazın sınırlarının genişletilerek kullanıldığı anlaşıldığı takdirde dava tarihi olan 18.04.2000 gününe kadar kazanmayı sağlayıcı zilyedlik şartları oluşmadığından , sonradan kazanmaya çalışılan bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmelidir.Değinilen yönlerde araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 24.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.