Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/10422 E. 2013/18309 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10422
KARAR NO : 2013/18309
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurumun yarattığı muarazanın meniyle tüm hizmet sürelerinin geçerliliğinin tespitine, 26/05/2009 tarihini takip eden aybaşından itibaren emekli aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerinin tespiti ile 01.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yasal şartlar prim borcunun ödendiği 25.04.2013 tarihinde gerçekleştiğinden davacının 01.05.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece; davacının prim borçlarını ödediği tarih dikkate alınarak yaşlılık aylığına 01.05.2013 tarihinden itibaren hak kazandığının tespitine karar verilmişse de; bozma ilamında belirtildiği gibi davacının 01.08.1993 – 07.06.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, davalı Kurum tarafından bildirilen 128,69 TL borcun 2009 yılı Haziran ayına ilişkin olduğu, davacının tahsis talebinin ise 26.05.2009 tarihinde olması ve tahsis talep tarihi itibari ile 15 yıldan fazla sigortalılığının bulunması nedeni ile bildirilen borcun fazla süreye ilişkin olduğu, davacının tahsis talep tarihi itibari ile borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanmak için 52 yaşını doldurması gerekmekle davacı tahsis talebinde 48 yaşındadır. Mahkemece; 16.11.1960 doğumlu davacının 52 yaşını doldurduğu 16.11.2012 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 2 numaralı bendi silinerek yerine “ Davacının 01.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.