YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3066
KARAR NO : 2011/2876
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 13.01.2009 tarihli dilekçesiyle … Köyü 336 ada 9, 10, 11 ve 12 sayılı parsellerin orman ile alakası olmadığı halde, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şeklinde beyanlar hanesine yazılan ve yasal dayanağı bulunmayan, şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece tapunun beyanlar hanesinde yer alan çekişmeli parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydındaki 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1946 yılında yapılıp 29.01.1947 tarihinde kesinleşmiş, daha sonra 1975 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılıp, köyde orman bulunmadığına ilişkin ekip çalışması 08.12.1975 tarihinde ilan edilmiştir.
Orman kadastrosu ve 2/B tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli parsel, … Köyü sınırları içinde kaldığı kabul edilerek 1946 yılında orman tahditi yapıldığı , bu çalışmada orman sınırları içinde bırakılan taşınmazların daha sonra makiye ayrılması nedeniyle, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından düzenlenen 17.11.1975 gün ve 1 nolu tutanak ile … köyünde orman olarak sınırlandırılacak yer bulunmadığının belirlendiği, taşınmazın bulundu yerde 1957 ve 1967 yıllarında makiye ayırma işlemi yapıldığı, 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1957 yılında kısmen, 1967 yılında ise tamamen makiye ayrıldığı, boş arazi olarak kullanıldığı, eğimin %1-2 olduğu bildirilmiş, mahkemece çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde, beyan hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğuna ilişkin olarak konulan şerhin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2/B şerhinin silinmesine karar verilmişse de,
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ne gibi işlem gördüğü bildirilmemiş, taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar getirtilmemiş, bu tutanak ve haritalar uygulanmamış, yörede 1744 sayılı Yasa döneminde 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B işleminde, çekişmeli parselin bulunduğu yerin, 17.11.1975 tarih ve 1 numaralı tutanakla, öncesi orman sınırları içindeki orman sayılan yer olduğu halde, makiye ayrılması nedeniyle, 6831 sayılı Yasın 1/J maddesi gereğince orman sınırları dışında mı bırakıldığı, yoksa 3116 sayılı Yasa döneminde yapılan orman tahditinde orman sınırları dışında olması ve sonra da bu yörede 1957 ve 1967 yıllarında yapılan makiye ayırma işlemlerinde makiye ayrılması nedeniyle orman olarak sınırlandırılacak bir yer bulunmadığının belirlendiği hususu yöntemince araştırılmamış,
Her şeyden önce çekişmeli parselin bir bölümünün 1957 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, 6831 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra, 5653 sayılı Yasa ile değişik 3116 sayılı yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının yasal hiçbir dayanağı kalmamıştır. Bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği gibi makiye ayrılan yerler ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemez. Yargıtay’ın bir çok kararında kabul edildiği gibi, şayet 1946 yılı orman tahditinde daha önce orman olarak sınırlandırılan bir yerin, geniş çevresi ile birlikte makiye ayrılması nedeniyle, 1946 orman kadastrosu yok sayılarak, devlet ormanlarını orman sınırları dışında bırakılmasına dair bir işleme hukuki değer verilemez, başka bir deyişle, hangi gerekçeyle olursa olsun, orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 1946 yılı orman tahditini yok sayan, 1975 yılındaki işleme hukuken değer verilemez, 1975 yılında çalışan orman kadastro komisyonun yaptığı işlem yok hükmündedir.
O halde, mahkemece çekişmeli parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edildiği 1448 sayılı parselin tapu kaydı ve dayanakları ile bu kayıt başka bir parselden ifraz edilmişse bu parsellerin tapu kayıtları, çekişmeli parselin bulunduğu yerde 1946 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahditine ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile 1946 yılı orijinal orman tahdit haritası renklendirilmiş onaylı fotokopisi getirtilmeli, daha sonra, Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.