YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4805
KARAR NO : 2011/8475
KARAR TARİHİ : 01.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2009 gün ve 2009/14723 – 16361 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde yapılan ilk tesis kadastrosuna ait fotogometrik yöntemle düzenlenen pafta getirtilerek, 1972 yılında hangi nedenle kadastrosunun yapılmadığı ve niteliği saptanarak 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesindeki zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, çekişmeli … köyü 101 ada 18 parselin tespitinin iptaline, krokide (A)=2741,05 m2 ve (C)=11098,98 m2’lik bölümlerin tarla niteliği ile Hazine adına, (B)=19800,26 m2 bölümün 1/2’şer hisse ile davalılar … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 25.04.1991 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalılar aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün harç, masraf ve vekalet ücretine
ilişkin 4., 5. ve 6. bentlerinin kaldırılarak; bunun yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01/07/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.