YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10040
KARAR NO : 2010/6633
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının adi ortaklık kurarak bebe giyim mağazası açıp çalıştırdıklarını, ancak işlerin yürümemesi nedeniyle işyerini kapatarak işi 02.06.2005 tarihinde terk ettiklerini, daha sonra davalının dava konusu senede dayanarak icra takibi yaptığını, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2006/197 nolu soruşturma dosyası ve Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/512 Esas sayılı dosyalarında dava konusu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olduğu hususunda bilirkişi raporları aldırılmış ise de, raporların Adli Tıp Kurumu’ndan alınmadığını, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunun tespiti halinde ise dava konusu senedin ortaklık devam ederken 3.kişiye verilmek üzere davalıya teslim edilen 1.220 TL.bedelli senet olabileceğini, “2” rakamının ve “yirmi” yazısının sonradan eklendiğini bildirerek dava ve takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının ortak iş yaptıklarını, müvekkili askere gidince dükkanın idaresini davacıya bıraktığını, işler iyi gitmediğinden müvekkili askerden dönünce davacı ile yapılan hesaplaşma sonucunda müvekkilinin davacıya daha önce verdiği nakit para ile dükkana alınan malzemeler karşılığında davacının müvekkiline borçlu olduğunu kararlaştırıp davacının dava konusu senedi imzalayarak müvekkiline verdiğini bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/512 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 24.09.2008 tarihli raporunda senet üzerinde miktarın rakamla gösterildiği bölümde “2” rakamının sonradan eklenerek “1.220” iken “21.220”haline dönüştürülmüş olduğu, miktarın yazı ile yazıldığı bölümün ise bir seferde yazılmış olduğunun belirtilmesi karşısında senedin rakamla gösterilen bedel hanesinde tahrifat yapıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 21.220.-TL. bedelli bononun 20.000.-TL.lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, 20.000.-TL.nin % 40’ı oranında 8.000.-TL.tazminatın davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın % 40’ı oranında 488.-TL.tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.