Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6064 E. 2012/16028 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6064
KARAR NO : 2012/16028
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davadışı …Mermer San.ve Tic.Ltd.Şti. ile mermer fabrikasının proje uyarınca imalat, nakliye ve montajının yapılması işini üstlendiğini, 23.06.2006 tarihinde ise davalı şirket ile bu inşaatın hazır beton ihtiyacının temin ve teslimi konusunda sözleşme imzaladığını, buna göre davalının istenilen nitelikte beton temin ve teslimini üstlendiğini, beton döküm işinin tamamlanmasından sonra yapılan denetimlerde, fabrika içi zemin üstü döşeme betonunun C20 olması gerekirken C14 betonu olduğu saptanarak davadışı işveren şirket tarafından davacı şirketin uyarıldığını, Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2007/14 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte de bu durumun belirlendiğini ve maliyetinin hesaplandığını, davacı şirketin davadışı işveren şirket ile anlaşarak, mahkemece saptanan bedel olan 226.754,70-TL(KDV ile) olarak işveren şirkete ödediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak davacı şirketin zararına yol açtığını, tebliğ edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ıslahla birlikte 88.247-TL’ nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ayıbın ilk kez 23.01.2007 tarihli raporla öğrenilmesine rağmen ayıp ihbarının 8 günlük sürede yapılmadığını, kaldı ki malın ayıplı olmadığını, zemindeki çatlakların beton nedeniyle olmayıp davacı şirket çalışanlarının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını, betonların tamamının kendi şirketlerinden alınmadığını, keşfin gıyaplarında yapıldığını, beton döktükleri alanın belirtildiği gibi 6.300 m2 olmadığını, davacının davadışı işveren şirkete ödeme yapıp yapmadığının belirsiz olduğu, danışıklı hareket etmiş olabileceklerini, betonun tesliminden sonraki işlemlerden davacının sorumlu olduğu, ayrıca binaya çalışma ruhsatının da verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, tespit edilen 192.165-TL zarara KDV de eklenerek, bu miktardan %33.3 kusuru oranında sorumlu olan davalıdan 74.829,06-TL’ nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda davadışı yapı denetim firmasına verilen kusur oranı bakımından davacının talep edebileceği alacaktan indirim yapılması doğru olmadığından davacı vekilinin bu kısma ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Islah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hükmedilen miktarın tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı yararına, (3) nolu bentte belirtilen sebeple davalı yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.