YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6236
KARAR NO : 2010/9567
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 161 ada 87 ve 88 parsel sayılı 12136,29 m2 ve 16120,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 87 sayılı parsel hali arazi niteliğiyle belgesizden Hazine, 88 sayılı parsel tarla niteliği ile Ocak 1977-11 nolu tapu kaydı ile … adına tespit edilmiştir. Davacı …, 87 ve 88 sayılı parsellerin bütün olarak kullanıldığını ve dayanak Ocak 1977-11 nolu tapu kapsamında olduğundan, adına tesciline, davacı Hazine ise, 88 sayılı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddasıyla dava açmış, bu iki dava birleştirilerek görülmüştür. Mahkemece, her iki davanın da reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından dava konusu 161 ada 88 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava konusu 161 ada 88 parsel sayılı taşınmaza Ocak 1977 tarih 11 nolu 12160 m2 yüzölçümlü tapu kaydı revizyon görmüştür. Dayanak tapu kaydı Hazine ve Orman Yönetimini de taraf olduğu tescil ilamı ile oluşmuştur. Tapu kaydının kuzey sınırı … okumakta olup, değişebilir sınırlı kayıtlardan olduğu ve dava konusu taşınmazın kuzey sınırında hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit gören ve bu dosyada davalı olup, davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen 87 nolu hazine parseli bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydının yüzölçümü 12160 m2 olduğu halde, çekişmeli parselde kişiye verilen bölüm 16120 m2’dir. Kayıt miktar fazlası zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı, araştırılmamıştır.
3402 Sayılı Yasanın 20/a maddesi“tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde; kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, yeniden yapılacak keşifte, … bilirkişiye tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/a, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılıp kazanılmayacağı araştırılmalıdır.
Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine, kayıt miktar fazlası üzerinde inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip bu yolda rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği, ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olup olmadığı araştırılıp, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi.