YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20205
KARAR NO : 2010/3081
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ile … ve Orman Bakanlığına vekâleten Hazine vekili 14.07.2003 tarihli dava dilekçesiyle … köyü 917, 15.06.2004 tarihli dilekçesiyle de aynı köy 916 sayılı parselin ifrazıyla oluşan 142 ada 2, 3 ve 5 sayılı parsellerin 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1993-1995 yıllarında yapılıp kesinleşen, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiş, daha sonra ölen tapu malikleri mirasçılarına karşı aynı taşınmazlar için aynı sav ile açtığı davalar birleştirilmiştir. Mahkemece birleşen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/279 esasında …, …, …, 2005/77 Esasta…hakkında açılan davanın ölü olmaları nedeniyle husumetten REDDİNE, birleşen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/279, 2005/77, 2006/17 esas sayılı dava dosyalarında 916 ve 917 paresellerden ifraz edilen … 142 ada 2 ve 3 sayılı parsellere ilişkin davanın REDDİNE, birleşen 142 ada 5 sayılı parsele ilişkin davanın KABÜLÜNE, 142 ada 5 sayılı parselin tamamının tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, BİRLEŞEN Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/591 esaslı dosyada davanın KABULÜNE, 04.04.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde … Köyü 142 ada 1 sayılı parselin (A1) ile işaretlenen 565,48 m2 ve 142 ada 4 sayılı parselin (A2) işaretli 68,39 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve ifrazen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, parselin krokide 142 ada 1 parselin (B1) işaretli 850,38 m2 bölümün ……üzerinde,142 ada 4 sayılı parselin (B) işaretli 1347,47 m2 bölümünün ise … üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … ile … ve Orman Bakanlığını temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1945 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1993-1995 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1945 yılında yapılan orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1958 yılında arazi kadastrosu, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması ile 1993-1995 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 13.04.1995 tarihinde ilan edilen 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli parsellerin bulunduğu … birliğinde 1945 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu … 142 ada 5 sayılı parselin tamamının, 04.04.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde … köyü 142 ada 1 sayılı parselin (A1) ile işaretlenen 565,48 m2 ve 142 ada 4 sayılı parselin (A2) işaretli 68,39 m2 bölümünün kesinleşmiş oran kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, çekişmeli diğer taşınmazların ise orman sınırları dışında bırakıldığı, orman sınırları içinde bırakılan bölümlerin 13.04.1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması işlemi sırasında 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, zaten orman sınırları dışında olan diğer bölümlerin durumunda değişiklik olmadığı, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazların, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu 142 ada 5 sayılı parselin tamamı ve 04.04.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde … Köyü 142 ada 1 sayılı parselin (A1) ile işaretlenen 565,48 m2 ve 142 ada 4 sayılı parselin (A2) işaretli 68,39 m2 bölümünün 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, yörede çalışan makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli devlet ormanlarını da makiye ayırdığı bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki, Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün ve 235 sayılı genelgesi uyarınca, İstanbul Orman Baş Müdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 10.11.00-3/778 sayılı emri gereği yapılan çalışmada makiye ayrılan yerlerin yeniden incelendiği ve 24.12.1962 günlü raporun düzenlendiği, bu raporda makiye ayrılan sahalarda sathi erozyonun görüldüğü, sahanın %30-50 eğimli, 20-40 yaşlarında meşe kayın, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan eylemli orman alanı olduğu, son maki talimatnamesine göre muhafaza karakteri taşıdığı, bu yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği, 6831 Sayılı Yasanın 1-J kapsamına girmediği, önceden maki olarak ayrılan 388 hektarlık iki parça alanın maki olmayıp orman olarak mütalaa edilmesi gerektiği, toprak tevzii komisyonunca tevziye tabi tutulan bu alanda ıslah ve değişiklik yapılması imkanı bulunmadığı kaydıyla 02.01.1963 tarihinde onanmak suretiyle, yörede yapılan makiye ayırma işlemenin iptal edildiği gözetilerek, davacı … ile … ve Orman Bakanlığının 142 ada 5 sayılı parselin tamamı ve 04.04.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde … köyü 142 ada 1 sayılı parselin (A1) ile işaretlenen 565,48 m2 ve 142 ada 4 sayılı parselin (A2) işaretli 68,39 m2 bölümüne ilişkin davaların kabulüne, çekişmeli 142 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin tamamına ve 142 ada 1 parselin (B1) işaretli 850,38 m2 ve 142 aad 4 sayılı parselin (B) işaretli 1347,47 m2 bölümlerine ilişkin davanın ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar imar yollarını kapsadığından taşınmaz bölümleri hakkında karar verilmemiş ise de, dava tarihinde imar uygulaması kesinleşmiş, 916 ve 917 sayılı parsellerin tapudaki sayfası kapatıldığından, Hazinenin imar yolları için dava açtığı kabul edilmeyeceğine, bu bölümler için Hazine tarafından her zaman dava açılabileceğine göre, davacı Yönetimin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.