Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5229 E. 2010/5621 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5229
KARAR NO : 2010/5621
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … … vekili ile davacı … karşı davalılar … … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili, davalılardan … … ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2007 gün ve 15616-15162 sayılı bozma kararında özetle: “Arkeolog Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların üstünde ve altında korunması gerekli kültür varlıkları ve tarihi eserlerin mevcut olduğu belirtildiği gibi, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 11.12.1976 gün ve A – 262 ve 14.07.1979 gün ve 1407 sayılı, İzmir I. Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korumu Kurulunun 11.01.1990 gün ve 1575, 04.04.1991 gün ve 2809, İzmir II Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 03.01.2003 gün ve 11242 sayılı kararlarında da Antik Efes Harabelerinin bitişiğinde ve yakınında bulunan dava konusu parsellerin 1. (Birinci) Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Koruma Alanı sınırları içinde kaldığının bildirildiği, tesbit ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesinde “korunması zorunlu Kültür ve Tabiat Varlıkları ile bunların Koruma Alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı” hükmü gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı gibi, davanın devamı sırasında yürürlüğe giren 14.07.2004 gün ve 5226 Sayılı Yasa ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi değiştirilerek, Kültür ve Tabiat Varlıkları ile bunların Koruma Alanları ile birlikte tüm sit alanlarının da olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması yasaklanmışsa da, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasa ile 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirildiği ve Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2006 gün 2006/8-246-290 sayılı kararında kabul edildiği gibi kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle temyize konu bu davada da uygulanması gereken 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve değişik 11. maddesi hükümlerine göre 1. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılan dava konusu taşınmazların zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğe de değer verilemeyeceğinden, davacı … davalı gerçek kişilerin zilyetlikleri yararlarına hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle, 7770/A, 7771 ve 7772 parseller yönünden de Hazinenin davasının kabulü ile bu parsellerin “Birinci derece arkeolojik sit, Kültür ve Tabiat Varlığı Koruma Alanı” olduğu konusunda kütüğün beyanlar hanesine şerh verilerek bu cinsi ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Hazine tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne ve dava konusu Selçuk Merkez İlçesi 7770/A, 7771 ve 7772 sayılı parsellere ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların birinci derece arkeleojik sit, kültür ve tabiat varlığını koruma alanı olduğu kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu cins ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, ziraat bilirkişi … … tarafından düzenlenen 25.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda cins ve adet ve yaşları belirtilen mandalina, şeftali ve armut ağaçlarının muhdesat olarak … … mirasçıları tarafından yetiştirildiğinin kütüğün beyanlar hanesinde şerh verilmesine, yine dava konusu 7770, 7773, 7774 ve 7775 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak mahkemenin 22.10.2003 tarih 1989/7 E. 2003/4 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2007 gün ve 2007/15616-15162 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olduğundan bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … … vekili, davacı … karşı davalılar … … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili, davalılardan … … ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır. Yargılama sırasında 23.01.2003 – 23.07.2003 tarihinde ilanı yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.