Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11320 E. 2012/12662 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11320
KARAR NO : 2012/12662
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma istemlerinin değerden ve giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

…-… mahallesinde 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, dava konusu 120 ada 50, 51 ve 52 nolu parsellerin (eski 219 nolu parsel) kadastro tutanakları, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/186 esas sayılı dosyasında davalı olmaları nedeniyle malik haneleri boş bırakılarak Kadastro Yasasının 5. maddesi uyarınca mahkemeye gönderilmiştir. Orman Yönetimi 04.11.2011 günlü dilekçeyle çekişmeli yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya harçlı katılımda bulunmuştur.
Mahkemece; davacı Hazine ve katılan … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu 120 ada 50 nolu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin şerhin terkinine, diğer şerhlerin aynen muhafazasına, 120 ada 51 ve 52 nolu parsellerin pilon yeri niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine, tutanaklarının beyanlar hanesindeki şerhlerinin aynen muhafazasına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Bölgede 20.09.1985 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 07.10.2009’da kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1954 yılında yapılmıştır.
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/186 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı Hazine tarafından, … Köyünde kadastro sırasında 219 parsel numarası verilerek tespit edilen, ancak Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1956/352 – 1960/343 sayılı kararı ile, orman olarak tapulama harici bırakılan taşınmaza … ve …’ın ağaç dikmek suretiyle haksız olarak işgalde bulundukları ileri sürülerek, elatmalarının önlenmesi istemiyle dava açıldığı, diğer yandan davacılar …, …, … ve … tarafından davaya konu 219 parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilinin istenildiği, davalar arasında bağlantı bulunduğundan dosyaların birleştirildiği, mahkemece, davacı Hazinenin davasının kabulüne, … Köyünde bulunan ve bilirkişi harita mühendisi …’ın 13.11.2007 tarihli krokisinde 219 parsel olarak gösterdiği 28239 m² yüzölçümündeki taşınmazın 2/B sahası olarak davacı Hazine adına tesciline, davalılar … ve …’ın dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine, davalılar …,
…, … ve … tarafından açılan tescil davasının reddine karar verildiği, bu kararın davalı-davacılar … ve arkadaşları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/2727- 4164 sayılı 30.03.2010 günlü kararıyla onandığı, birleşen dosya davacılarının karar düzeltme istemlerinin Dairenin 22.07.2010 günlü kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 120 ada 50 nolu taşınmazın eylemli orman niteliğinde bulunduğu, 120 ada 51 ve 52 nolu parsellerin pilon yeri oldukları saptandığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 120 ada 50 nolu taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği halde, beyanlar hanesinde bulunan 2/B madde şerhinin terkinine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinin ikinci paragrafında bulunan “Diğer şerhlerin aynen muhafazasına” cümlesinin kaldırılarak, bunun yerine; “Tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin şerhin” cümlesinden sonra gelmek üzere “ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin şerhlerin terkinine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın değişik 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.