YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2805
KARAR NO : 2011/10974
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda … köyü 234 ada 1332 parsel sayılı 617,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zeytinlik niteliğiyle Hazine, beyanlar hanesine “… oğlu 1963 doğumlu …’ın işgalinde olduğu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … babası … ölümüyle mirasının 9 kardeşe kaldığı, yapılan taksimde 617 m2 yüzölçümündeki 234 ada 1332 parsel sayılı taşınmazın kendisine düştüğü, ancak kadastroda yeğeni … kullanımında olduğunun yazıldığı, bu tesbitin iptali ile parselin kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. Mahkemece çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE … verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1989 yılında yapılıp 24.05.1990 ila 24.11.1994 tarihinde yapılan ilandan sonra kesinleşen orman kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli paselin eski tarihli haritalarda ve özellikle 1989 yılı memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği bir yana, eylemli olarak, sınırdaki devlet ormanının devamı niteliğinde, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine, Orman Yönetiminin istemesi halinde, orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescili sağlanabilecek yerlerden olduğuna, her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 35 yıldır davacı ve davalı ile bayiinin kullanımında olduğunu, ziraat uzmanı bilirkişi tarım alanı olduğunu bildirmişse de, gerek ziraat uzmanı bilirkişi raporuna eklenen fotoğraflar ve gerekse orman bilirkişi raporuna ekli fotoğraflara göre, taşınmazın keşif günkü bulgulara göre bile tarım alanı olmadığına, davacı yada başka birinin kullanabilceği yerleren olmadığı somut bulgular karşısında soyut yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile ziraat bilirkişi görüşüne değer verilemeyeceğine, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.