Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13747 E. 2012/17490 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13747
KARAR NO : 2012/17490
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/16337 E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, ancak takibe dayanak bonolar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/16337 E. Sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bonoların dava dışı lehdar ile müvekkili arasında düzenlenen kredi sözleşmesine istinaden verildiğini, davacı hakkında yapılan takibin kesinleştiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/16337 E. Sayılı dosyasına dayanak bonolar altında davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/16337 E. Sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilllerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 492 Sayılı harçlar Kanunu’nun 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanunda öngörülen muafiyetin ise anılan bankanın davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.