Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6621 E. 2010/10454 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6621
KARAR NO : 2010/10454
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Orman Yönetimi ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 102 ada 49 parsel sayılı 12064,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile, davacı … taşınmazı davalı … ‘den satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (B) ile gösterilen 404,11 m2’lik kısmın drman vasfı ile Hazine adına, kalan kısmın 72 pay kabulü ile 12 payın …, 6 payın …, 5 … toplam 30 payın …r, 24 payın … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Orman Yönetimi ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı …‘in temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli taşınmazın 1949 yılında ölen …‘ten kaldığı, mirasçılar arasında paylaşılmadığı, el birliği ile mülkiyet hükümlerine göre mirasçılara intikal ettiğine göre bir mirascının payını 3. kişiye satışı hukuken mümkün olmadığı gibi, …’nin …‘e 1997 yılında verdiği vekaletin …’nin 2002 yılında ölümü ile sona erdiği, satış vaadi sözleşmesinin ise bu tarihten sonra 2003 yılında yapıldığı anlaşıldığına göre davacı …‘in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde değildir. Ancak; davacı …‘in davasının kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davacı … vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama
yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına “davacı … vekili lehine 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi gereğince takdir olunan 250.00.- YTL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.