Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8399 E. 2012/14440 K. 14.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8399
KARAR NO : 2012/14440
KARAR TARİHİ : 14.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … vekili dilekçesinde: Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, Bilek Köyü 2920 nolu parselin idarî yoldan Hazine adına tescil edildiğini, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 08.08.1991 tarih ve 36555 sayılı yazısı ile bu yerin devlet ormanı yetiştirilmek üzere Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğüne) tahsis edildiğini, Şehitkamil Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen yazı ile Hazineye ait 2920 nolu parsel ile 2883 parselin mükerrer kadastro parseli olduğu ve 2920 nolu parselin ilgili mahkemede dava açılmadığı takdirde mükerrerlik nedeniyle kaydının tapu sicilinden terkin edileceğinin bildirildiğini, tapu kütüğünün beyanlar hanesine mükerrerlik konusu ile ilgili belirtme yapıldığını, 2883 parselin görüldüğü davanın Kadastro Mahkemesinin 1989/2 E. – 1991/421 K. sayılı dosyası olduğunu, bu dosyada Hazinenin taraf olmadığını, Hazinenin delillerinin değerlendirilmediğini, davalı taşınmazın niteliği itibarı ile devlete kalması gereken ve orman sayılabilecek yerlerden olduğunu ileri sürerek davalılar …, … ve … (ölü) aleyhine dava açmıştır. Mahkemece, …’in dava tarihinde ölü olduğu, ölü aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, … hakkında açılan davanın usul yönünden reddine; diğer davalılar … ve … yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş; davalılar … ve … yönünden dosya tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş; Hazinenin daha sonradan … mirasçılarına açtığı dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam olunarak, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastroca tapuya dayalı olarak oluşan 2883 parselin tapu kaydının orman iddiasına dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmamaktadır.
Mahkemece iptali istenen tapunun dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilmeden ve usulünce orman araştırması yapılmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapıldı ve kesinleşti ise, öncelikle kesinleşmiş orman tahdit haritası uygulanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı bulunduğu yerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de 22.02.2005 gün ve 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli raporun alınması, 2883 parselin dayanağı olan 09/02/1952 tarih 59 Cilt, 92 Sahife, 66 sıra nolu Güreniz Köyü, Burç mevkiinde bulunan Güneyi:… Deniz, Doğusu:yol, Batısı:İbiş …, Kuzeyi: Arpacı Memik okuyan, … Kahya oğlu … adına, tarla, bağ ve fıstıklık niteliğindeki 11 H. 3400 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı, tüm tedavülleriyle getirtilerek, tescil hükmüyle oluşmuş ise, davada Hazinenin taraf olup olmadığı da dikkate alınarak taraf ise ve tapu, çekişmeli taşınmazı kapsıyor ise, kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tartışılmalı, Hazine açısından böyle bir durum söz konusu değil ise tapu kaydı mahalline uygulanmalı, öncelikle tapunun dava konusu yere uyup uymadığı … taşınmaz kayıtlarıyla denetlenmek suretiyle belirlenmeli, davacı … davasını orman iddiasına dayandırdığına göre, tapunun taşınmaza uyduğu belirlense dahi usulünce yapılacak orman araştırmasında, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde tapunun 4785 sayılı Kanun kapsamındaki durumu da değerlendirilerek, tarafların ileri sürecekleri tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, farklı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre; Hazinenin davasının reddine karar verildiğinin anlaşılması nedeniyle, davalı gerçek kişiler yararına dava konusu taşınmazın değeri üzerinden hesaplanan nisbî vekâlet ücreti takdiri gerekirken, maktu vekâlet ücreti takdiri de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ile bir kısım davalı gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K.nun 438. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.