YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5226
KARAR NO : 2011/9933
KARAR TARİHİ : 14.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … mahallesi 1995 ada 30 parsel sayılı 543,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tutanağın beyanlar hanesinde davalılar lehine şerh verildiğini ancak taşınmazın 1/2’sinin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve … ilçesi, … mahallesi, 1995 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki “İş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir bina 20 yıldan beri … evlatları … ve …’in fiili kullanımındadır.” İbarelerinin kaldırılarak, dava konusu taşınmaz 4 pay kabul edilerek, taşınmazın beyanlar hanesine “ İş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir binanın 2/4 hissesi davacı … evladı …’in 1/4 hissesinin … evlatları …, 1/4 hissesi …’in müşterek fiili kullanımındadır.” ibarelerinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro sırasında, taşınmazın beyanlar hanesine yazılan şerhin düzeltilmesi istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava … Kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.