YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3348
KARAR NO : 2011/1921
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 240 ada 3 parsel sayılı 2143,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine; çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın batısında 240 ada 1 nolu mera parseli bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan mera parselinin kadim veya tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmamış, tespit bilirkişileri ile taraf ve zilyetlik tanıkları dinlenmemiştir. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu hazır bulundurularak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; ziraatçi bilirkşi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusuna açıklık getiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve
./..
2010/3348-2011/1921 S/2
dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı taktirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe imkan veren, denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…