YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3991
KARAR NO : 2012/16086
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini, bayilik veren davalı yanın ekonomik olarak müvekkilinden çok güçlü olduğunun, tek tip ve tek taraflı hazırlanan sözleşmenin eşit olmayan koşullarda bayiye imzalattırıldığını, davalının keyfi feshi nedeniyle müvekkilin kâr kaybı maddi ve manevi zararı olduğunu ileri sürerek şimdilik 100.000 TL kâr kaybı, 50.000 TL müşteri çevresi tazminatı 50,000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200.000 TL’nin 25.07.2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında en son imzalanan 21.12.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin 10.2.1 maddesine göre müvekkilinin sözleşmeyi 30 gün önceden ihbarda bulunmak kaydıyla her zaman feshedebileceğini, 10.2.3 maddesine göre böyle bir fesih halinde davacı bayinin müvekkilinden hiçbir zan altında tazminat veya zarar ve ziyan talep edemeyeceğini, tarafların tacir olduğunu, müvekkilinin 26.05.2010 tarihli ihbarnamesi ile sözleşmenin 30 gün sonra feshedileceğinin davacıya bildirildiğini buna göre sözleşmenin 28.06.2010 tarihinde sonra erdiğini feshin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının feshinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu sözleşmenin 10.2.3 maddesi gereği davacının maddi tazminat talep edemeyeceği, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.