YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6140
KARAR NO : 2010/10096
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 16.08.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü’nde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, davayı Orman Yönetimine yaygınlaştırmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınamazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1980 yılında yapılmış ve sonuçları 11.11.1980 ila 10.12.1980 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiş, bu işlemde tir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu işlemde taşlık ve komluk olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritaları, amenajman ve … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 31239.56 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, öncesi orman olan yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı gibi mera teknik ekibi tarafından mera olarak tesbiti ve tahvilinin kesinleştiği, bu tür yerlerin de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.