YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6473
KARAR NO : 2011/11175
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, … köyü 832- 836- 1072 ve 1073 sayılı parsellerin 1959 yılında yapılan kadastro sırasında malikinin belirlenememesi nedeniyle orman niteliğinde kadastro harici bırakıldığını, 1968 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınıp, 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında orman sınırları dışına çıkarıldığını, daha sonra … …’a intikal ettiğini, taşınmazlar üzerinde 80 – 90 yıllık zilyetlikleri bulunduğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava konusu 836 sayılı parselin eylemli orman olduğu, 832, 1072 ve 1073 sayılı parsellerin Gezici Kadastro Mahkemesinin 1961/1452 ve 1961/157 sayılı kararları ile orman niteliğinde tespit dışı bırakıldığı, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı 1991 yılından dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince incelenmiştir. Hükmüne uyulan 03/03/2010 tarih, 2009/19773- 2010/2547 sayılı ilamda; “27/01/2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasanın 5. maddesiyle 6831 sayılı Yasaya eklenen Ek. 10. maddesi gereğince, Orman Yasasının; 20/06/1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23/09/1983 tarihli 2896 ve 05/06/1986 tarihli 3302 sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkartılan yerler çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğinden; yasa hükmünde “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denilmek suretiyle orman sınırları dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğünden davacıların temyiz itirazları reddedilmiş; Orman Yönetiminin temyizi yönünden ise yönetimin davaya harçlı katılımda bulunarak taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tescillerini istediği, oysa mahkemece yönetimin karar başlığında bu sıfatla yer almadığı, istemi hakkında olumlu – olumsuz bir hüküm kurulmadığı, kaldı ki dava tescil davası olduğu halde çekişmeli yerlerin tapuda kayıtlı olup olmadıklarının da araştırılmadığı” belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karar davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında 2/B uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 06/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.