Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13237 E. 2012/13484 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13237
KARAR NO : 2012/13484
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi, davacı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.11.2012 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … ile diğer taraftan Hazine vekili Av. … ve … Genel Müdürü vekili Av. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … 05.02.2007 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … İli, … İlçesi, … Köyü, Gencan Mevkiinde, kısmen bağ kısmen tarla nitelikli taşınmazı 45 – 50 yıldır malik sıfatıyla zilyet ettiği, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmış; mahkemenin 07.01.2009 tarihli … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen taşınmazın tescili istemiyle, üzerindeki bağ teveklerinin kendisine ait olduğu isteminin REDDİNE, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 2.302.80 m2 bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin kararı, Hazine, DSİ ve davacı …’ın temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2010 gün ve 2009/17587 – 34 sayılı kararıyla “Mazeret bildirerek duruşmaya gelmeyen davacı vekilinin mazereti kabul edildiği halde, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde aynı celsede esas hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna” değinilerek, sair temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme sonunda bu kez, yine çekişmeli taşınmazın 07.01.2009 günlü … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin tescil istemiyle, bu bölümdeki bağ ve teveklerin davacıya ait olduğunun tesbitine ilişkin istemin REDDİNE, aynı bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.302,80 m2 bölüme ilişkin davanın kabulüyle bu bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından taşınmazın (B) bölümüne, Hazine ve DSİ tarafından da (A) bölümüne ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu 1983 yılında yapılmış 25.07.1984 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz bu işlemde tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden
olduğu, … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile işaretlenen 29400,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … Barajı kamulaştırma sahası içinde, baraj gölü asgari kotu altında olduğu, 09.06.2003 tarihi itibariyle de filen baraj gölü altında kaldığı, genel kadastroda tapulama dışı bırakılma işleminin kesinleştiği 25.07.1984 tarihinden sonra, baraj suları altında kaldığı tarihine kadar 20 yıllık zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı, dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 2302,94 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise baraj gölü asgari kotu ve kamulaştırma sahası dışında kaldığı, bu bölüm için, genel kadastroda tapulama dışı bırakılma işleminin kesinleştiği 25.07.1984 tarihinden sonra, dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2302,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin davanın kabulüyle bu bölümün davacı adına tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 29400,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin davanın ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi, davalı … ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 825.00.- TL avukatlık ücretinin, eşit paylar ile davalı yönetimlerden alınarak davacı gerçek kişiye, yine 825.00.- TL avukatlık ücretinin ise davacı gerçek kişiden alınarak kendini avukat ile temsil ettiren davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Hazineye verilmesine, aşağıda … onama harcının davacıya yükletilmesine, Hazine ve D.S.İ’den harç alınmasına yer olmadığına
28.11.2012 günü oy birliği ile karar verildi.