YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5878
KARAR NO : 2010/6588
KARAR TARİHİ : 18.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İlçesi … KÖYÜ … mevkiinde …… orman ile çevrili 7 dönüm yüzölçümünde ve içinde ev olan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle 25/07/2007 tarihinde dava açmıştır.
Mahkemece, Kadastro Teknisyeni … … tarafından düzenlenen 03/07/2009 tarihli krokide gösterilen 5312,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış, 1970 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen arazi kadastrosu sırasında ise, çekişmeli taşınmaz, doğusu, güneyi ve batısındaki taşınmazlar ile bir bütün halinde o tarihte yürürlükte bulunan 228 sayılı genelge hükümlerine göre, 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca kadastro ekibinin çalışma alanı dışında ve paftasında orman olarak belirtilerek tespit harici bırakılmıştır
Her ne kadar mahkemece, keşifte dinlenen orman bilirkişisi 07/07/2009 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir orman ağaç yada ağaççık türleri bulunmadığı, taşınmazın üzerinde eski tek katlı ev, yaşlı ceviz, kiraz gibi meyve ağaçlarının olduğu ve eski zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, toprağının orman niteliğinde olmadığı, ayrıca devamında bulunan ormanla ormanın bütünlüğünü bozmadığı, 1954 uçuşlu eski tarihli … fotoğraflarında ve 1965 tarihli memleket haritasında ve orman amenajman haritasında bu yerin orman alanında kalmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 1.maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de ,çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından rapora eklenen eski tarihli memleket haritası örneğinde kısmen açık kısmen yeşil renkli orman alanında işaretlendiği ve etrafının da yine orman ile çevrili olduğu gözlendiğinden,davaya konu yerin kadastro sırasında çevredeki ormanlarla bir bütün olarak tespit harici bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğu,bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı, Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak
orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin geçmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığı, yörede henüz orman kadastrosu yapılmadığı nedeniyle dava açma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda,davacı kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … şartların oluşmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 18/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.