YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4234
KARAR NO : 2012/18025
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı ipliklerle dokunan kumaşların iplik abrajı gerekçesi ile müşterilerden geri döndüğünü, müşterilerin siparişlerini iptal ettirdiğini ve müvekkilinin müşteri ve itibar kaybına uğradığını, iplik abrajı ve kumaşların müşterilerden dönmesi hususunun davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalı şirketin müvekkili aleyhine, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/28244 E. sayılı dosyası ile 49.822,41 USD talebi ile takip yaptığını, müvekkilinin davalıya cari hesap ödemesi olarak toplamı 26.000,00 TL olan iki adet müşteri çeki ciro ettiğini ve çeklerin karşılıksız çıkması üzerine çek bedellerinin davalı şirkete 26.11.2008 tarihinde banka havalesi ile ödendiğini, davalı şirkete çek bedellerinin banka havalesi ile ödenmesine rağmen çek asıllarının müvekkili şirkete iade edilmediğini belirterek 53.243,71 TL’si bozuk mal bedeli 7.545,00 TL’si kâr kaybı olmak üzere toplam 60.788,71 TL müvekkili zararının, davalının yaptığı 49.822,41 USD’lik takibe konu borcun aslına ve ferilerine sayılarak davacının borcu olmadığının tespitine, iade edilmeyen çeklerin iptaline ve iadesine, müşteri ve itibar kaybı nedeni ile müvekkili lehine 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı şirkete satılan ürünlerin ayıplı olmadığını, ayrıca süresi içinde davacı şirket tarafından ayıp ihbarı yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, söz konusu ayıbın davacının kendi makinelerinin ayarlarından kaynaklanabileceğini, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/180 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespiti ve bu tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ayrıca tespite konu ipliklerin davalı şirketten alınan iplikler olduğunun kesin olmadığını, cari hesap bakiye borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/28244 E. sayılı dosyası ile yapılan takibe davacının haksız itirazı ile takibin durduğunu bildirerek davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın reddi ile haksız itiraz nedeniyle karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davacı-karşı davalının takibe yaptığı haksız itiraz nedeniyle %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı- karşı davalı vekili 15/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile asıl alacağın bir kısmının sigorta şirketi tarafından 27/07/2009 tarihinde ödendiğini, bu sebeple 18/05/2009 tarihli karşı davanın 4.982 USD asıl alacak ve asıl alacağa işleyecek gecikme faizi ile %40 icra inkar tazminatı için devam edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre tacir olan davacı-karşı davalının muayene ve ihbar sürelerine uymadığı, incelenen ticari defterlere göre davalı-karşı davacının satılan mal bedeli karşılığı 66.265,35 TL alacaklı olduğu gerekçeleri ile davacı-karşı davalının menfi tespit ve tazminat talebi yönünden davasının reddine, çek asıllarının teslimi dava sırasında gerçekleştiğinden konusuz kalan bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/28244 E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 66.265,35 TL bedel üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre uygulanacak değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle devamına, davacı-karşı davalıdan hükmedilen alacağın %40’ı olan 26.506,14 TL icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı cari hesap bakiyesinden borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit, ayıp nedeniyle uğranılan manevi zarar ve karşılıksız kalan çeklerin bedellerinin haricen ödenmesine rağmen çeklerin iade edilmemesi nedeniyle çeklerin iadesi isteminden ibarettir.
Karşılık dava ise cari hesap bakiye borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı karşı davacı takip talebinde “takip tarihinden itibaren 49.822,41 USD asıl alacağa işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile USD alacağı yönünden fiili ödeme günündeki döviz kuru üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” talepte bulunmuş, karşılık davada, davacı karşı davalının 49.822,41 USD’ye yönelik itirazının iptali istenmiştir. Davalı karşı davacı vekili 15/04/2010 havale tarihli dilekçesinde, asıl alacağın bir kısmının sigorta şirketi tarafından 27/07/2009 tarihinde ödendiğini, bu sebeple 18/05/2009 tarihli karşı davaya 4.982 USD asıl alacak ve asıl alacağa işleyecek gecikme faizi ile %40 icra inkar tazminatı için devam edildiğini bildirmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davalı karşı davacı vekilinin 15/04/2010 tarihli dilekçesindeki beyanları üzerinde durulmaksızın davalı karşı davacının itirazın iptali davasına yönelik talebi aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabul edilen bu miktar üzerinden hükmedilen %40 icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri de doğru değildir. Ayrıca takip talebinde talep edilen faiz gözetilmeksizin “takibin 66.265,35 TL bedel üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre uygulanacak değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle devamına” şeklinde karar verilmesi de yanlıştır.
Davacı karşı davalının çeklerin iadesi talebine yönelik açtığı davasında, dava sırasında çek asıllarının teslimi nedeniyle mahkemece davanın konusu kalmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de konusu kalmayan dava hakkında dava tarihi itibariyle haklılık durumunun gözetilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumluluğun tespit edilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı karşı davalı … Emp. San. Ve Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesinde yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı karşı davalı … Emp. San. Ve Tic. A.Ş. yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacı … Export Sanayi Mamulleri Satış ve Araştırma A.Ş.’den alınarak davacı karşı davalı … Emp. San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.