YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10775
KARAR NO : 2012/16826
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen dosya davalısı … vek. Av. … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’in keşideci, müvekkilinin müteselsil kefil ve davadışı …’un lehdar olarak yer aldığı bonoya dayalı şekilde davadışı lehdar tarafından müvekkili ve davalı … aleyhine takip başlatılmış ise de müvekkilinin lehdar … ile bir ilişkisi bulunmadığını, davalı ve davadışı lehdarın muvazaalı şekilde hareket ettiğini davalının müvekkili şirket ortağı olduğu dönemde müvekkilini kefil göstererek bu bonoyu düzenlediğini şikayet üzerine verdiği ifadesinde sehven müvekkili şirket kaşesini kullandığını da söylediğini belirterek senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve %40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin senette lehdar olmadığını ve davacıya karşı alacak istemi de bulunmadığından bu davanın açılmasında davanın hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin senedi düzenlerken sehven davacı şirketi borçlandırdığını aslında işçilik alacağına karşılık davadışı lehdar …’a bu senedi verdiğini kimseyi de dolandırmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sürerken davacı vekili bu kez aynı gerekçelerle İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı lehdar …’a karşı menfi tespit isteminde bulunmuş, senedin iptaliyle %40 oranında tazminatın tahsilini istemiştir. Anılan mahkemece bileştirme kararı verilerek dosyanın esası kapatılmıştır.
Davalı … vekili; davalı …’in davacı şirket yetkilisi olduğunu ve müvekkilinin senedi almakta sakınca görmediğini ayrıcı senede davacının kefil olmasının müvekkilinin işini kolaylaştırdığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dosyadaki mevcut delil durumu gözetilerek benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı …’in keşide tarihinde davacı şirket ortağı olup senedi şirket adına imzaladığı, ve böylece bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gibi birleşen davanın davalısı …’un ise davacıyla bir ilişkisi bulunmadığının saptandığı gerekçeleriyle asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın ise kabulüne takibe konu senedin iptaline, şartları oluşmadığından davacı yanın tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davaya konu edilen senet 10.01.2008 tarihinde tanzim edilmiş olup, senet üzerindeki keşideci bölümünde davalılardan … ismi ve davacı şirketin kaşesi üzerinde …’e ait iki ayrı imza bulunmaktadır. Senet tanzim tarihi itibarıyla … davacıyı temsile yetkili ise; bu senedin davalı … ve davacı şirket yönünden borç doğurucu nitelikte bulunduğu gözetilmeksizin mahkemece davalı …’in beyanına itibar edilerek takibe ve davaya konu bonodan sorumlu tutulamayacaklarına ve bononun iptaline dair yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.