Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3101 E. 2010/5901 K. 05.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3101
KARAR NO : 2010/5901
KARAR TARİHİ : 05.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, …. Köyü 131 ada 85 parsel (eski 465 parsel) (2539 m2)’in 2007 yılında yapılan ve 22.04.2008 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro ve 2/B çalışmasında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını bildirerek, davalılar adlarına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1963 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu ile 2005 yılında 2859 Sayılı Yasaya göre yapılan pafta yenileme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan arazi kadastrosunda, gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği ve daha sonra 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesinde … “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince 2008 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı, bu çalışmaya ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen 2/B madde uygulama sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak dava açtığından, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı taşınmazı başkasından devralmışsa ve koşulları varsa devredene karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır ancak hüküm yerinde taşınmazın hangi nitelikle Hazine adına tescil edileceği açıklanmamışsa da bu yanılgının
giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzere “taşınmazın 2/B madde sahası olarak tescil edildiğinin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına” sözleri eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 05/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.