YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3992
KARAR NO : 2010/7655
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1992 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 103 ada 2 parsel sayılı 10.613 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1988 tarih 28 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak zeytinlik niteliği ile … adına,
103 ada 3 parsel sayılı 6.866 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1990 tarih 29 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak zeytinlik niteliği ile … ve ortakları adlarına,
103 ada 4 parsel sayılı 6.826 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden zeytinlik niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
… ve arkadaşları 09.07.1996 tarihli dilekçe ile, adlarına tapuda kayıtlı 103 ada 3 sayılı parsele bitişik 2 sayılı parsel maliki …’ın haksız el atıp bina yaptığını iddia ederek el atmasının önlenmesi ve binanın yıkımı istemiyle … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/335 sayılı dosyasında dava açmıştır.
Hazine, adına tapuda kayıtlı 103 ada 4 sayılı parsele taşınmaza …’ın haksız el atıp bina yaptığını bildirerek el atmasının önlenmesi ve binanın yıkımı istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/400 sayılı dosyasında dava açmıştır. Hazinenin açtığı dava … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1996/335 sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. …, 20 nolu zeytincilik parseline ait 3573 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydının bulunduğu, çekişmeli yerlerin tapu kaydı kapsamında olduğu, 103 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek adına tapuya tescili istemiyle karşı dava açmıştır. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 30.12.1999 gün 1996/335-1999/667 sayılı ilam ile … ve arkadaşları ile Hazinenin davalarının reddine, …’ın davasının kabulü ile bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda 103 ada 3 parselin (A) ile işaretlenen 4.745,18 m2 yüzölçümlü bölümünün ve 103 ada 4 parselin (B) ile işaretlenen 243,40 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek … adına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak 28.09.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünce yapılan infaz üzerine 103 ada 3 parselin (A) bölümüne
103 ada 14 parsel numarası, 103 ada 4 parselin (B) bölümüne 103 ada 17 parsel numarası verilerek … adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra 103 ada 2, 14 ve 17 sayılı parseller birleştirilerek 103 ada 19 parsel numarasını almıştır. 103 ada 19 parsel sayılı 15.601,58 m2 yüzölçümlü taşınmaz zeytinlik niteliği ile halen davacı … adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili, 3573 Sayılı Zeytincilik yasası uyarınca oluşturulan ve hükmen müvekkili adına zeytinlik cinsiyle tapuya tescil edilen … Köyü 103 ada 19 sayılı parsele ve bu taşınmaza ulaşmak için kullanılan asansörün 07.04.2005 tarihinde ilan edilen fenni ve teknik hataların düzeltilmesi çalışmaları sırasında orman sınırları içine alındığı, mahkeme hükmüne ve yasaya aykırı olarak yapılan bu düzeltme işleminin kaldırılması istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sırasında vasıf ve mülkiyet değişikliğine sebebiyet verilmediği, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre düzenlenen çalışma tutanaklarına uygun olarak orman hattının geçirildiği, düzeltme işleminin doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, nitelik ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 1986-1988 yılları arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi raporlarına 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddenin 3. Fıkrasında orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle orman kadastro haritalarının teknik mevzuata uygun hale getirileceğinin öngörüldüğü, 4999 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan ekibinde orman kadastro tutanaklarını esas alarak gerekli sınır düzeltmesini yaptığı ve yapılan işlemin yasaya uygun olduğu, davacı kişinin tutunduğu … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.1999 gün 1996/335-1999/667 sayılı dosyasında orman araştırması yapılmadığı, zeytincilik tapusu ve haritası esas alınarak karar verildiği, her iki dosyasının dava sebeplerinin farklı olduğu, bu sebeple H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hükmün söz konusu olamayacağı, çekişmeli taşınmazın 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, bir bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacı kişinin 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreler içinde zeytincilik tapusu ve haritasına tutunarak orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasının iptali istemiyle dava açmadığından bu işlemlerin kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile 1992 yılında ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve
T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği gözetilerek … şekilde hüküm kurulduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.