Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17885 E. 2010/404 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17885
KARAR NO : 2010/404
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 12.11.2002 tarihli dilekçesiyle tapuda kendi adına kayıtlı olan …İlçesi 2. Bölge … (Ak) Köyü … mevkii 631 sayılı parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığını, taşınmazının yanından geçen orman kadastro sınırının aplikasyonu için Orman Yönetimine başvurduğunu, Orman Yönetiminin yaptığı aplikasyon ile taşınmazının orman sınır hattı dışında olduğu belirlenerek, orman sınırına çekilen tel çit dışında bırakıldığını, ancak daha sonra Orman Yönetiminin tel çitin yerini değiştirerek taşınmazının ortasından dere kenarından geçirdiğini, davalı Yönetimin tel çit çekmek suretiyle el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 631 sayılı parselin orman sınırları dışına çıkarılacak biçimde 08.01.2008 tarihli müşterek bilirkişi krokisine göre düzenleme yapılarak, orman sınırının taşınma orman sınırları dışında ve dere kenarında kalacak biçimde düzeltilerek yeniden çizilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 1992 yılında yapılıp 18.11.1993 tarihinde ilan edilmiş ve dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
… Köyünde 1950 yılında yapılan genel kadastroda … mevkii 631 Parsel sayılı 6250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve … adına tesbiti, 26.12.1950 ila 26.01.1951 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşmekle, 30.01.1951 tarihinde tapuya kayıt edilmiş, 07.06.1999 tarihinde davacı …’a satılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının, genel arazi kadastrosunda düzenlenen paftaların ve eski tahili memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli 631 sayılı parselin genel kadastroda düzenlenen krokisine göre kuzey ve kuzey doğusunda kurur derenin bulunduğu, ancak yörede 1978 yılında üretilen fotogometrik haritaya, ilk tesis kadastrosundaki veriler sayısallaştırılarak girildiğinde, çekişmeli parselin koordinatlarına göre yapılan tersimatta derenin taşınmazın ortasından geçtiği, dere taşınmazın kuzey ve kuzey doğusundan geçecek biçimde ötelendiğinde de, yörede 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 66/1 ve 67 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı derenin güneyinden geçtiğinden taşınmazın tamamına yakın bölümünün orman
-2-
2009/17885-2010/404

sınırları içinde görüleceğinin belirlendiği gerekçesiyle, eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritasında ve hava fotoğrafında orman olarak nitelendirilmeyen, orman kadastrosunda da orman sınırları dışında bırakılmış olan çekişmeli parselin orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastro işleminin iptaline karar verilmişse de;
Bilirkişi raporuna bir çok kroki eklendiği halde, hükümde hangi krokiye atıf yapıldığı açıklanmadığından, hükmün infaz olanağı bulunmadığı gibi, Dava mahkemece kabul edildiği gibi orman kadastrosuna itiraz davası olmayıp, el atmanın önlenmesine ilişkindir. Şöyle ki hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi kurulu ve harita mühendisi bilirkişilerden oluşan kurul tarafından düzenlenen rapor ve haritalar ile dosya içindeki orman kadastro tutanakları ve haritalarından, çekişmeli parselin 66/1, 67 ve 68 nolu orman sınır noktalarının çekişmeli 631 sayılı parselin tapulama sınırı takip edecek biçimde oluşturularak, 631 sayılı parselin orman sınırları dışında bırakıldığı, orman kadastro haritasında dahi orman sınırları dışında kalacak biçimde resmedildiği, çekişmeli parselin orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli parselin grafik usulle çizilen kadastro paftasındaki resmi ile 1978 yılında bu paftadaki bir kısım veriler girilerek sayısal metodla hazırlanan haritasınınve dolayısıyla orman kadastro haritasının uyuşmaması nedeniyle, Orman Yönetiminin orman sınırlarını belirleyen tel çitini davacıya ait taşınmazın ortasından geçirmesi ile ilgilidir. Başka deyişle dava haksız el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çözümlenmesi gereken sorun, çekişmeli taşınmazın arzdaki yeri, grafik usulle yapılan ilk arazi kadastro paftası ve sayısal metotla yapılıp üzerine orman sınır hattı işlenen arazi kadastro paftasının infazı olanak verecek biçimde çakıştırılması ve biri birine uydurulmasıdır. 1953 yılında yapılan kadastroda oluşturulan sınırlarına göre çekişmeli 631 sayılı parselin zeminde kapladığı yerin belirlenip, infaza olanak verecek biçimde sayısal haritalara aktarılması ve buna göre orman sınır hattının çekişmeli parsel dere ve orman sınır hattının dışında olacak biçimde sayısal haritasının çizilmesi gerekmektedir.
O halde, Mahkemece yapılacak iş; önceki bilirkişiler dışında bir Orman Yüksek Mühendisi, bir harita mühendisi, bir fen elemanı bilirkişi ve bir ziraat uzmanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, dava konusu taşınmazın zemindeki sınırlarına göre koordinatları belirlenmeli, yörede ilkin 1950 yılında grafik usulle yapılan arazi kadastro paftası, uygulanarak taşınmazın 1953 yılında zemindeki sınırları belirlenmeli, gerekirse bu konuda yerel bilirkişi ve taraf tanıkları dinlenmeli, belirlenen bu sınırlara göre çekişmeli parselin 1953 yılında genel arazi kadastrosunda zeminde kapladığı yer ve bu yere göre köşe kırıklarının koordinatları saptanmalı, bir sonraki adımda, 1978 yılında fotogometri yöntemiyle sayısal olarak oluşturulan haritasına göre çekişmeli parselin zeminde kapladığı yer tesbit edilerek, bu haritaya göre zeminde kapladığı yerin koordinatları belirlenmeli, daha sonra yöreye ait orman kadastro haritası 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, uygulanan tüm haritaların ölçekleri eşitlenerek,
-3-
2009/17885-2010/404
a) Çekişmeli parselin zeminde kapladığı yere göre alınan koordinatları,
b) 1953 arazi kadastrosunda grafik usulle çizilen haritası zemine uygulandığında bulunan koordinatları,
c) Sayısal yöntemle 1978 yılında yapılan haritasına göre zeminde bulunması gereken yerin koordinatları,
d) Orman kadastro haritasındaki tersimata göre çekişmeli parselin zeminde bulunması gereken yerin koordinatları, dikkate alınarak oluşturulacak dört ayrı şekli, dört ayrı renkli kalemle boyanarak, birleşik harita üzerinde, Orman Yönetiminin çektiği tel çitin geçtiği yerler birlikte gösterecek biçimde, bilirkişilerden infaza olanak veren müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,
Orman Yönetimince çekilen tel çitin, 1953 yılı arazi kadastrosundaki şekline ve bu şekille zeminde kapladığı yere göre kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı anlaşılan çekişmeli parsele tecavüz edip etmediği saptanarak, oluşacak sonuca göre, el atmanın önlenmesi istemi hakkında bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.