YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18952
KARAR NO : 2010/1643
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 119 ada 47 parsel sayılı 12836,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali saha tesisi ve bahçe niteliği ile, 124 ada 2 parsel sayılı 701,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile ve 124 ada 4 parsel sayılı 1292,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı köy tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmazların Hazine tapusu içinde kaldığı ve idari yoldan oluşan tapu kayıtlarında hali arazi niteliğinde gözüktüğü iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi köy tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Hazine, 124 ada 3 parsele uygulanan 23.01.1992 tarih 1 nolu idari yoldan oluşan tapu kaydı ile 119 ada 48 parsele uygulanan 23.03.1984 tarih 28 nolu idari yoldan oluşan tapu kayıtlarının dava konusu parselleri içine aldığı, bu tapu kayıtları dava konusu parselleri kapsamasa bile tapu kayıtlarının oluştuğu tarihte bu kayıtların çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanların hali arazi olarak gösterdiği iddiası ile dava açmıştır. 23.01.1992 tarihli tapunun 1992 yılında 23.03.1984 tarihli tapunun da 1984 yılında 1251 Sayılı Yasa hükümleri gereğince idari yoldan oluştuğu anlaşılmaktadır. Her iki tapu kaydının da tescile esas krokileri dosyada mevcut olup mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında tescil krokileri uygulanmamış, fenni bilirkişi tarafından tescil krokileri ile kadastro paftası çakıştırılarak çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içinde kalıp kalmadığı veya tescil krokilerine göre hali arazi olarak gösterilen alanlar içinde kalıp kalmadığı tespit edilmemiştir.
2009/18952 – 2010/1643
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bir fen elemanı ve ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 23.01.1992 tarih 1 nolu idari yoldan oluşan tapu kaydı ve tescil krokisi ile 23.03.1984 tarih 28 nolu idari yoldan oluşan tapu kaydı ve tescil krokisi mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, fenni bilirkişi tarafından tescil krokileri ile kadastro paftası çakıştırılarak çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içinde kalıp kalmadığı veya tescil krokilerine göre hali arazi olarak gösterilen alanlar içinde kalıp kalmadığı tespit edilerek denetlemeye elverişli kroki düzenlenmeli, 23.03.1984 tarih 28 nolu tapu kaydının oluşumuna esas olan 06.01.1984 tarihli tutanakta isimleri geçen … Köyü muhtarı … ile tespit bilirkişileri … ve … ile 23.01.1992 tarih 1 nolu tapu kaydının oluşumuna esas olan 24.12.1991 tarihli tutanakta isimleri geçen … Köyü muhtarı … ile tespit bilirkişileri … ve … taşınmazların başında dinlenerek çekişmeli taşınmazların nitelikleri belirlenmelidir.
Ayrıca; mahkemece, mahallinde 07.08.2008 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazların köy boşluğu olduğunu 124 ada 2 ve 4 numaralı parseller üzerinde hayvan otlatıldığı bildirmişlerdir. Dosyada mevcut Orman Bilirkişi … Çetinkaya ve Ziraatcı Bilirkişi Serdar Memiş tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli 119 ada 47 parsel sayılı taşınmazın üzerinde halı saha dışında doğal floraya ait yabani otlarla birlikte çam ağaçları, 124 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde palamut meşesi, kızılçık ve karaçalı gibi ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, zeminin çayır otları ile kaplı olduğu belirlenmiş olduğuna göre mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyedliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı, köyü tüzel kişiliğinin ne şekilde taşınmazlara zilyet ettiği belirlenmeli, köy boşluklarının 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince hazineye ait olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.