Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8068 E. 2010/10536 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8068
KARAR NO : 2010/10536
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 02/11/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/0/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Aukat … geldi, karşı taraftan HAZİNE vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 114 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 2129,17 m2 yüzölçümünde ve ham toprak niteliğinde HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın, zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın maliki olduğu ileri sürerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, davaya konu taşınmazın TESPİT GİBİ, Hazine adına tesciline taşınmaz üzerinde bulunan ve davacıya ait olduğu anlaşılan 3 adet 35 yaşlarındaki zeytinin davacı adına muhtesat olarak beyanalar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1991 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığının anlaşıldığına,bu hali ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davacı yararına oluşmadığı, ancak dava konusu taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacı kişiye ait olduğunun saptanarak 3402 Sayılı Yasanın 19/2. maddesi çerçevesinde beyanlar hanesinde gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davacı …’den alınarak, davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/09/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.