Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5937 E. 2012/14026 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5937
KARAR NO : 2012/14026
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, Çaybaşı Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenerek 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseli içerisinde ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 180 ada 1 ve 2 parsel numarası verilerek tarla niteliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, dava konusu 180 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 180 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 10/11/2011 tarihli … bilirkişiler rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 3730,95 m²’lik bölümünün 101 ada 1 sayılı parsele eklenmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 180 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan (A) harfiyle işaretli bölüm çıktıktan sonra geriye kalan bölümün ise kararda gösterilen paylar ile … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi tarafından 180 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği iddiasıyla, davalı Hazine tarafından ise, kişiler adına tesciline karar verilen bölüm yönünden yapılan zilyetlik araştırmasının yeterli olmadığı iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve orman niteliğiyle tesciline karar verilen taşınmazın komşu orman parseli ile birleştirilmesi talebi idarî nitelikte bir işlem olup, Orman Yönetiminin istemi üzerine tapu müdürlüğünce her zaman birleştirilebileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan 180 ada 2 parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2) Hazinenin çekişmeli 180 ada1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümün dışında kalan bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli 180 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölüm çıktıktan sonra geriye kalan bölümü yönünden adına tescil kararı verilen kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla edinme koşullarının oluştuğu belirlendiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme araştırma hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; Orman Yönetiminin kısmî ilân süresi içerisinde açtığı dava nedeniyle çekişmeli taşınmazların malik hanesi açık olarak tutulduğundan, 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi gereğince mahkeme hâkimi resen lüzum gördüğü delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olup, somut olayda mahkemece, kişi atına tesciline karar verilen bölüm yönünden orman araştırması yapılmadığı gibi, zilyetlikle edinme koşulları da araştırılmamıştır. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı kanunlar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun, sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabî tutulmuş ve iadenin koşulları aynı kanunda gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, temyize konu bölümün orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davalılar yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tesbiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, tanıkların imar, ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davalılar ve miras bırakanları yönünden belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak tescil davası bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tesbit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan bölümü yönünden hükmün BOZULMASINA 06/12/2012 günü oy birliğiyle karar verildi.