Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11119 E. 2011/15474 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11119
KARAR NO : 2011/15474
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/5949-9431 sayılı 01.07.2010 günlü bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; mahkemenin red kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2007/2015-2086 sayılı 08.06.2007 günlü kararıyla; dava dışı 129 ada 30 nolu parsele revizyon gören tapu kaydının usulünce uygulanması, K- … (29 parsel) B-Yol ve G-… … sınırları (32 parsel) kabul edilerek 30-31 nolu parsellerin batı tarafından sabit sınırlarla bağlantı kesilmeden tapu miktarının belirlenmesi, kayıt fazlası yönünden de davanın reddine işaret edilerek bozulmuştur. Ancak bozma kararı öncesi davalı olan 129 ada 30 nolu parsel, bozmadan sonra tapu kaydı sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle dava dosyamızla birleştirilmeden mahkemenin 2006/ 39-38 sayılı 18.07.2006 günlü kararıyla davalı … adına tescil edilerek kesinleşmiştir. 129 ada 30 nolu taşınmaz 7655,26 m² olarak tespit edilmiş olup 129 ada 30 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören davacı Hazinenin tahsis ve temliki ile oluşan Eylül 1989 tarihli 10 nolu 7025 m² yüzölçümlü tapu kaydından fazladır. 30 parselin tapu kapsamının belirlenmiş olması taraflar yönünden güçlü delil oluşturur. Bu durumda dava konusu 129 ada 31 parselin tamamı tapu kaydı miktar fazlasıdır ve Hazinenin dayandığı toprak tevzii tapusu kapsamında kalmaktadır. 1965 tarihli tablendikatif tutanağında da dava konusu 31 parsel 782 nolu toprak tevzii parseli olarak gösterilmiş ve Hazineye ait olup davalının miras bırakanı … ve … …’ın işgalinde olduğu belirtilmiştir. İskanen dağıtılan yerlerin mübadil Rumlardan kaldığı da bellidir. Bu nedenle kayıt fazlası zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığından Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu … köyü 129 ada 31 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan 20 yaş civarında 88 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Yasanın 19/2 maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4 maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.