Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9000 E. 2010/10581 K. 15.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9000
KARAR NO : 2010/10581
KARAR TARİHİ : 15.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki ormana kadastrosuna ve aplikasyon işlemine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Toslak Köyünde 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakılan, öncesi itibariyle orman olmayan taşınmazın 2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığını belirterek orman sınırlamasının iptalini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/556-1987/581 sayılı ilamı ile orman sayılan yerlerden olduğuna karar verildiği ve kararın davacılar yönünden güçlü delil niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık sürede açılan orman kadastrosuna ve aplikasyon işlemine itiraz niteliğindedir.
Yörede 1981 yılında yapılan arazi kakadastro çalışması ile 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması, daha sonra 18.02.2008 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile daha önce orman sayılmayan ancak yargı kararı ile orman sayılan yerlerde Orman Kadastro Yönetmeliğinin 41. maddesi uyarınca yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1981 yılında yapılan genel kadastro çalışmasında tapulama harici bırakıldığı, daha sonra Orman Yönetimi tarafından Alanya Asliye Hukuk Mahkemesinde hasımsız açılan dava sonunda, 1986/556-581 sayılı karar ile dava konusu 14281 m2 yerin de içinde bulunduğu toplam 192800 m2 tapulama harici taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna karar verilmesi nedeniyle 2007 yılında orman sınırı içine alındığı, sözü edilen kararlarda davacıların taraf olmaması nedeniyle kesin hükümden sözedilemezse de çekişmeli taşınmaz yönünden güçlü delilin sözkonusu olduğu belirlenerek mahkemece davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.