Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4387 E. 2010/5548 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4387
KARAR NO : 2010/5548
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Orman Yönetimi, … …, … ve . … … ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 103 ada 3 parsel sayılı 20800,00 m² ile 103 ada 6 parsel sayılı 12300,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden … … ve … Yelgin’in ormandan açma yaparak zilyetliklerinde bulundurmaları nedeniyle 3 nolu parsel çayır niteliğiyle, 6 nolu parsel kargir ev ve bahçe ve tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı … Yönetimi 27.02.1989 tarihinde … Kadastro Mahkemesinde 103 ada 6 nolu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, yine davacılardan … … zilyetlik iddiasıyla, davacılar … ve Müşterekleri ise tapu kaydı ve vergi kaydına dayanarak 6 nolu taşınmazın kadastro tespitine itirazda bulunmuşlardır. Yine … … ve … ve Müşterekleri tarafından 103 ada 3 nolu parsel hakkında aynı iddialarla açılan dava mahkemenin 2002/166 esas sayılı dosyasından ayrılarak ayrı esasa kaydedilmiş, daha sonra … Kadastro Mahkemesinin 1999/1 esas sayılı dava dosyamızla birleştirilmiştir…. Kadastro Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı sonrası dosya … kadastro Mahkemesine gönderilmiş, bu mahkemece kesin süre içerisinde keşif giderleri yatırılmadığından davanın reddine ilişkin verilen karar Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/1954-2191 sayılı 11.03.1999 günlü kararıyla özetle: “yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına aykırı olan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önellere dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma kararından sonra, … önce …’ya daha sonra Karlıoava’ya bağlanarak dosya bu şekilde Karlıova Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece; taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve … … ve mirasçılarının fiili kullanımında bulundukları gerekçesiyle … … tarafından açılan davanın kabulü ile dava konusu 103 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile veraset ilamındaki payları oranında … … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, … … dışındaki diğer davacılar tarafından açılan davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davacılar …, …, … ve …. … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların çevresinde bulunan 103 ada 1, 2, 4, 5 nolu parsellerin, …’lerin dayandığı temmuz 1949 tarihli 49 nolu meşelik sınırlı, 4595 m² yüzölçümlü tapu ile yine meşelik sınırlı 7 ve 8 tahrir nolu 11.000 m² yüzölçümlü vergi kayıtlarına dayanarak ve … …’ın zilyetliğinin malik sıfatıyla olmadığı kiracı sıfatıyla olduğu gerekçeleriyle kadastro mahkemesinin kesinleşen 2000/166 esas sayılı dosyasıyla … oğulları …, … ve … … mirasçıları adına tespit edilip kesinleştiği anlaşılmaktadır. 103 ada 1, 2, 4, 5 nolu parsellerin toplam yüzölçümlerinin 29900 m² olup, revizyon gören tapu kaydı ve vergi kaydı miktarından çok fazla olduğu, dava konusu … Köyü 103 ada 3 ve 6 nolu parsellerin ormandan açıldığından söz ederek tespit edildiği, hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazlardan 3 nolu parsel üzerinde halen kümeler halinde … ağaçlarının bulunduğunun bildirildiği, bu parsellerin güneyinde bulunan taşınmazların yörede 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman olarak tapulama harici bırakıldığı gözönünde bulundurulduğunda dava konusu 103 ada 3 ve 6 nolu parsellerin öncesinin … ormanı olup yer yer tarla haline getirildiği, halende … ağaçlarının parseller üzerinde yer aldığı, … ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığından tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün görülmediği, dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen … ormanının meydana geldiği bilimsel gerçekliği karşısında orman sayılan yerlerden oldukları anlaşılan taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacılar …, …, … ve H. … …’in temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 22/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.