YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7076
KARAR NO : 2011/14320
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü … (…) mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen Doğusu: …‘e ait taşınmaz, Batısı: … … taşınmazı, Kuzeyi: 186 numaralı … taşınmazı, Güneyi: … … ve … … taşınmazı ile çevrili bulunan 17395.10 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Hükmüne uyulan 26/01/2010 tarih, 2009/20200-2010/641 sayılı Bozma ilamında “Mahkemece çekişmeli yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece orman mühendisi … Hamurkesen’den alınan 25/12/2009 tarihli ek raporda çekişmeli yerin 1948 tarihli … fotoğrafı üzerindeki yeri gösterilmiş olup, bu uygulamada taşınmazın bir bölümü koyu renkli alanda görünmektedir. Ancak bilirkişi tarafından bunun nedeni açıklanmamış, koyu renkli bu görünümün hangi tür bir bitki örtüsünden kaynaklandığı belirtilmemiştir.
Dosya arasında bulunan kadastro müdürlüğünün 27/05/2008 tarihli yazısında taşınmazın yörede 1963 yılında yapılan tapulama sırasında çay yatağı olması nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı açıklandığı halde taşınmaz başında yapılan keşifte jeolog bilirkişinin bilgisine başvurulmamıştır. Kadastro paftasında da … alanda görülmektedir.
Çekişmeli yer 343, 505, 34 ve 10 sayılı kadastro parsellerine bitişiktir. Mahkemece bu parsellere ait tutanaklar ile özellikle bunların dayanağını oluşturan kayıtlar; mahkeme dosyaları keşifte yerel bilirkişi eliyle uygulanarak çekişmeli yer yönünü ne olarak okudukları üzerinde durulmamış, tanık anlatımları denetlenmemiştir.
Bu nedenle mahkemece dosyada raporu bulunan orman mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmazın 1948 tarihli … fotoğrafındaki görünümünün sebebi açıklattırılmalı, bir jeolog ve bir … elemanı eşliğinde taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte taşınmazın çay yatağı olup olmadığı araştırılarak bilimsel verilere dayalı yeterli rapor alınmalı, komşu parsel dayanakları ve varsa dosyaları yerel bilirkişi eliyle uygulanıp çekişmeli yer yönünü ne
okudukları oluşturuldukları tarih de gözetilerek denetlenmeli, taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresinin kaç yıla uzandığı kesin bir biçimde saptanmalıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen Doğusu: …‘e ait taşınmaz, Batısı: … … taşınmazı, Kuzeyi: 186 numaralı … taşınmazı, Güneyi: … … ve … … taşınmazı ile çevrili bulunan 17395.10 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Maksutuşağı köyünde 08/11/2004 tarihinde 169 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlanmış, bu çalışma 26/11/2005 tarihinde sonuçlandırılarak 10/04/2006 tarihinde ilan edilmişse de çekişmeli yer bu çalışma alanının dışında, Aslanbey köyü sınırlandırma alanında bırakılmıştır. … köyünde ise henüz orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1962 yılında yapılmış ve 26/06/1963 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 08/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.