YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8893
KARAR NO : 2010/9940
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2859 Sayılı Yasaya göre yapılan tapulama ve kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmaları sırasında, … Köyü 246 ada 30 parsel sayılı (eski 204 parsel 21300 m2) 21549.19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 18.946,18 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 2603.01 m2’ik bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde Kartaldere serisi için tesbit tarihinden sonra 21/07/1970 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 04/04/1954 tarihinde yapılmış, ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastrosu komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın kısmen 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kısmen kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceği belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 12/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.