YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4657
KARAR NO : 2010/5247
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Karacasu Kasabası, … Mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları … krokide (A)= 6604,57 m2 olarak gösterilen taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline, krokide (B) ile gösterilen kısma yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.10.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 17.09.1961 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, davacı dava konusu taşınmazın 1961 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında tespit harici bırakıldığını ve 1980 yılında sahiplenerek bahçe haline getirdiğini ve üzerine ev yaptığını belirterek adına tescilini istemiştir. Yani, davacı imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17/1 maddesi ile imar ve ihya yoluyla kazanma olanağı tanınmış, ancak aynı yasanın son fıkrası uyarınca imar planı kapsamında kalan yerlerin bu yolla kazanılması engellenmiştir.Bu fıkraya göre il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazların imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir. Karacasu Belediye Başkanlığının 22.09.2008 tarihli karşılık yazısında taşınmazın 06.12.1995 tarihinde onaylanan imar planı kapsamında kaldığı bildirildiğine göre, davacının zilyetliğinin başladığı 1980 yılı ile imar planının onaylandığı 1995 yılı arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi dolmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, emredici yasa hükmü gözardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.1997 gün ve 1996/749-104 sayılı kararı da bu yöndedir.).
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.04.2010 günü oybirliği ile karar verildi.