Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10888 E. 2012/13505 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10888
KARAR NO : 2012/13505
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesini değiştiren 5304 sayılı Yasanın 3.maddesi gereğince … Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında dava dilekçesine ekli bulunan krokide gösterilen taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını, oysa; bu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek ve Hazine ile köy tüzel kişiliğini hasım göstererek tesbitin iptali ve çekişmeli yerin orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 191 ada 1 parsel altında, belgesizden, 2039.89 m2 miktarla tarla niteliğinde …, 191 ada 2 parsel altında belgesizden 19857.55 m2 miktarla, … zilyetliğinde olduğu belirtilerek nitelik ve malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tesbitinin yapıldığı belirlenmiş, tutanağın edinme sebebi sütununda zilyet olarak ismi geçen kişiler davaya dahil edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Orman Yönetiminin davasının kabulüne, taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan belgelerden, özellikle komşu parsellere ait tutanak örneklerinden çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan … Köyü 192 ada 1, 193 ada 1 ve 3; … Köyü 224 ada 2, 243 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların kişiler adına tesbit edilip kesinleştikleri anlaşılmaktadır. Çekişmeli yerlerin bu hali ile orman içi açıklığı olduklarından söz edilemeyeceği gibi 1953 tarihli … fotoğrafı ile 1959 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldıkları da tartışmasızdır. Taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar her iki parselde de davalı …’ın zilyetliğini doğrulamışlarsa da anlatımları yeterli değildir. Tarım bilirkişi raporu taşınmazların ekonomik amacına uygun biçimde kullanılan tarım alanı olup olmadıkları konusunda duraksama yaratmaktadır. Ayrıca; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar davalı ile adı belirtilmeyen ve Ayvaalan’lı bir kişi olduğu söylenen satıcı yönünden araştırılmamıştır. Delillerin yanlış değerlendirilmesi ve eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Açıklanan nedenlerle; zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak … mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca davalı yönünden; müstakil zilyetlik süresinin 20 yıla ulaşmadığının belirlenmesi halinde ise satıcı yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözardı edilerek kurulan hüküm usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 29/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.