Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10385 E. 2013/5316 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10385
KARAR NO : 2013/5316
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. …., gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, asıl borçlu dava dışı şirket ile akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borç ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabulüne takibin 48.211,79 TL üzerinden 39.490,40 Tl asıl alacağa takip tarihinden itibaren %75 temerrüt faizi ve BSM işletilerek (ödeme emrindeki KKDF isteminin çıkartılarak) takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalının aleyhindeki icra takip talebinde ve takibe itiraz dilekçesinde adresi “ ….., Mah. … …., Bulvarı …., Apt. No: …, ….,/Tekirdağ” olarak gösterilmiştir. Ancak dava dilekçesinde davalının adresi olarak icra takibinde borçlulardan …..,’nın adresi olan “…, Mah. …. Sok. No:….,/Tekirdağ” olarak yazılmış ve yanlış olan bu adrese dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat gönderilmiş tebligat parçası arkasına muhatabın adresinin “ …., Mah. …., Apt. …., ” yazılması üzerine bu adrese gönderilen tebligatın 7201 sayılı yasanın 21. maddesi hükmüne ilişkin kaşe basılarak” oğlu Fahrettin Melik’e haber verildi” şerhi de konulup tebligat parçası bu hali ile mahkemeye iade edilmiştir. Bu tarihten sonraki tebligatlar ise dava dilekçesinde gönderilen yanlış adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılmıştır. Davalı duruşmalara gelmemiş ve temyizinde yargılamadan haberdar olmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün 7201 sayılı tebligat Kanunu ve Teb. Tüzüğü hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmediği, yapıldığı kabul edilen tebligatların ise usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının savunma hakkı kısıtlanmış olup bu hal esaslı bir usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.