Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4019 E. 2012/12676 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4019
KARAR NO : 2012/12676
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – Vakıflar Bölge Müdürlüğü
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2010 gün ve 10169 – 13900 sayılı kararında özetle: “Davacı … Yönetimi tarafından … Mahallesi, 109 ada 1 parsel sayılı 4425,50 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı … Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılan 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı gerekçesiyle tapunun beyanlar hanesine şerh konulmuşsa da çıkartma işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olması nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65-1996/242 sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini, bu nedenle komisyon kararının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle açılan dava sonucu mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazla ilgili 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 1989 yılında yaptığı 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın (B1) işaretli 3022,50 m² bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve bu bölüm üzerindeki Vakıf şerhinin kaldırılmasına, kalan bölümün 2/B madde koşullarını taşıdığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, hükmün Orman Yönetimi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edildiği,
Vakıflar Bölge Müdürlüğünün temyiz itirazları yönünden;
Dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, mahkemece bu işlemin yok hükmünde olduğu tespit edilmekle taşınmazın orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukukî sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukukî nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı … İdaresinin temyizinin tapu kaydında yer alan “… … … Vakfınındır” şerhinin iptaline yönelik olduğu, parselin öncesinin orman olduğu ve kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı belirlendiğine göre, devlet ormanlarına ait tapu kayıtlarına böyle bir şerh konulamayacağı gözönünde bulundurularak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASI gerektiği,
Orman Yönetiminin temiz itirazları yönünden,
Davacı … Yönetiminin, davalı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken, 1989 yılında yapılan 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, yönetmelik hükümlerine uymadan işlem yapmış olmaları nedeniyle görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak zamanaşımı süresi geçtiğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yine aynı görevliler hakkında açılan dava sonucu … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65 – 1996/242 sayılı kararı ile görevlilerin tazminata mahkum edildiklerini ve … Ülker isimli kişinin ormana tecavüz ettiği konusunda 26.04.1987 tarihinde düzenlenen suç zaptı üzerine sulh ceza mahkemesinin 17.04.1990 gün 1987/73 – 25 sayılı kararı ile mahkum olduğu, bu nedenle komisyon kararı yok hükmünde olup taşınmazın orman sınırı içinde
kalmaya devam ettiğini belirleyen mahkeme kararı bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve üzerindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açtığı, mahkemece; davanın kabulü ile 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunun yapmış olduğu 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın (b1) işaretli bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; (b2) bölümünün ise orman niteliğini yitirdiğinden bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verildiği, hükmün kendi içinde çelişkili olduğu, bir taraftan 2/B işleminin yok hükmünde olduğu tespit edilerek 2/B madde uygulamasının iptal edildiği, diğer taraftan taşınmazın bir bölümü ile ilgili 2/B madde uygulamasının yerinde olduğunun kabul edildiği, taşınmazın tamamının 1943 yılında kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, 1951 yılında Orman Yönetimi tarafından makiye ayrıldığı düşüncesiyle 1976 yılında 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi uygulamasıyla yine orman sınırı içine alındığı, maki komisyonlarının, kadastrosu kesinleşmiş orman alanlarında maki belirleme çalışması yapamayacağı gibi bu komisyonların ya da başka bir mercinin, 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması hariç, kesinleşen orman sınırlarını değiştirme yetkisinin bulunmadığı, 1943 yılında kadastrosu kesinleşen alanda 1951 yılında yapılan maki çalışması Orman Yönetiminin bir iç işi olup, hiçbir hukukî sonuç doğurmayacağı ve maki çalışması yapılan alanın önceden olduğu gibi yine kesinleşmiş orman sınırları içinde kalmaya ve hukuken orman olmaya devam edeceği (30.04.2010 gün 2004/1-1 sayılı YİBK),
Dava konusu alan ve 1943 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan orman alanında 31.12.1981 tarihinden sonra ve 1987 yılında açma suçundan … Ülker isimli kişi mahkum olduğuna göre Anayasanın 169 ve 170 maddeleri ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesinde öngörülen 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenledir ki, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak dava konusu yeri 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiği gerekçesiyle 1988 yılında orman rejimi dışına çıkartan 56 nolu Orman Kadastro Komisyon Başkan ve Üyelerinin tazminata mahkum edildiği, mahkemece komisyonun yaptığı 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespitine; diğer taraftan, taşınmazın bir bölümünün 2/B madde koşullarını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, tamamı 1943 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden ve hukuken orman olan parselin tamamı hakkında Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi, bu yönden hükmün bozulması gerektiği” açıklanmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne, 56 nolu Kadastro Komisyonu tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 19.04.1943 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış ise de, 1951 yılında makiye ayrıldığı düşünülerek 1976 yılında toprak muhafaza karakteri taşıdığı gerekçesiyle önceden olduğu gibi orman sınırları içine alınmış, 1988 yılında yapılan 2/B uygulamasında ise, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ancak komisyon başkan ve üyelerinin suç oluşturacak eylemleriyle yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları iptal edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.