YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4714
KARAR NO : 2010/7657
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1981 yılında yapılan kadastro sırasında … Mahallesi 201 ada 8 parsel sayılı 3.817 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden limon bahçesi ve kargir ev niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, … …’ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca … … adına tesbitine karar verilmiştir. … …, … ve … …’ın taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle açtıkları davadan 30.12.1983 tarihli oturumda feragat etmeleri üzerine … Asliye Hukuk Mahkemesi (kadastro mahkemesi sıfatıyla) 30.12.1983 gün … sayılı ilam ile davanın feragat yönünden reddine, dava konusu 201 ada 8 sayılı parselin taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 10.6.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hazine 28.02.2005 tarihli dilekçe ile 201 ada 8 sayılı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla temyize konu davayı açılmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.09.2008 gün 2008/6654-9494 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağının düzenlenmesinden çok sonra Hazine tarafından 28.02.2005 tarihinde dava açıldığından kadastro mahkemesine devri gereken dava bulunmadığı , kadastro tespitine karşı kişiler arasında görülen davanın da feragat sebebiyle sonuçlanıp kesinleştiğinden davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten 10 yıl sonra temyize konu davanın açıldığı, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.