Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10027 E. 2011/10568 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10027
KARAR NO : 2011/10568
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında davaya konu … köyü 101 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden kullanıcısının …, …, , … olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile davalı gerçek kişilerle birlikte taşınmazın kullanımlarında olduğuna dair açıklamanın yazılması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulü ile “101 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki … oğlu … ve … oğlu …, … oğlu … ve … oğlu …’nın kullanımındadır” kısmına “… kızı …, … kızı …. ve … oğlu …’nın müşterek kullanımındadır” cümlesinin ilave edilerek düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde, kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması ile hükmün 4. paragrafının 4. satırında davanın açılmasında etkisi bulunmayan Hazineyi de bağlayacak biçimde yargılama giderlerinin davalılardan müştereken alınarak davacılara verilmesine ilişkin hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeplerle, hüküm fıkrasına “Dava konusu Ahmetli köyü 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması ile hükmün 4. paragrafının 4. satırındaki “Davalılardan müştereken alınarak davacılara verilmesi” cümlesi kaldırılarak bunun yerine “Hazine hariç diğer davalılardan müştereken alınarak davacılara verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 38/7.maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.