YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/542
KARAR NO : 2011/8957
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 101 ada 65 parsel sayılı 5046,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, katılan davacı … Yönetimi ise 03/03/2010 tarihli dilekçe ile taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, katılan davacı … Yönetiminin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu Kahramanmaraş ili, … ilçesi … köyü, 101 ada 65 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olmayan Hazineye ait yer olduğu yönündeki temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; mahkemece, taşınmazın tamamının orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle, katılan davacı … Yönetiminin davası tamamen kabul edilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile çelişmektedir. Şöyle ki, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan alanda kaldığı, kesinleşmeyen orman tahdid hattının da eski tarihli bu belgeler ile uyumlu olduğu ve çekişmeli taşınmazın kesinleşmeyen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümün de eski tarihli belgelere göre orman sayılan alan içinde kaldığı belirlendiği halde, taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin ifraz edilip davalılar yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle birbiri ile uyumlu olan eski tarihli belgeler ve 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan kesinleşmeyen tahdid hattına göre taşınmazın orman sayılan ve sayılmayan bölümleri belirlenip, yüzölçümleri bilirkişi marifeti ile tespit edildikten sonra, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar ve murisleri yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, sınırlamanın aşılmadığı tespit edildiği takdirde, taşınmazın eski tarihli belgelere göre orman sayılmayan bölümü yönünden davanın reddine, orman sayılan bölümü yönünden kabulüne karar verilmelidir. Böylesine bir inceleme yapılmadan dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile katılan davacı … Yönetiminin davasının tamamen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişilere iadesine 07/07/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.