YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3622
KARAR NO : 2011/3160
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davalılardan …’nin dava tarihinden önce ölmüş olduğu, davalılar … ve … ’nin sağ oldukları fakat dava dilekçesinin tebliğ edilemediği, diğer davalılar … oğlu …, … kızı … ve …’ın nüfus kayıtlarının yerine ise baba ismi farklı kişilere ait nüfus kaydının dosyada yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; mahkemece, öncelikle nüfus kaydı uymayan … oğlu …, … kızı … ve …’ın nüfus kayıtlarının getirtilerek sağ olup olmadıkları denetlenmeli, sağ olan davalıların adresleri tespit edilip Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf teşkili sağlanmalı, ölü olduğu saptanan davalılar yönünden ise verasete esas olacak biçimde nüfus aile kayıt tablosu ya da veraset ilamı alındıktan sonra belirlenecek olan mirasçılarına karşı ayrı bir dava açmak üzere davacı … Yönetimi’ne süre verilmeli, daha sonra da açılan davalar birleştirildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve Çankırı İli, … İlçesi … Köyü 3380 parsel sayılı taşınmazın 05/05/2010 havale tarihli bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen 600,00 m2 miktarlı ve “B” harfi ile gösterilen 500,00 m2 miktarlı kısmının tapusunun iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tesciline, “C” harfi ile gösterilen 6025,00 m2 miktarlı kısmının tapu malikleri üzeride bırakılmasına, … Köyü 3385 ve 2787 parsellerin tapusunun iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 3380 sayılı parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu 28/02/2008 ila 28.08.2008 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Arazi kadastrosu çalışmaları ise 1959 yılında yapılmış ve dava konusu parsel itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Temyize konu 3380 parselin orman kadastro haritasında belirtilen 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56 ve 57 numaralı orman sınır noktalarının açı ve mesafeleri ile hükme esas alınan … Bilirkişisi … ’in 06/05/2010, 27/12/2010 ve 24/02/20111 tarihli raporlarının ekinde çizdiği krokilerde aynı sınır noktalarının orman kadastro haritası ile aynı açı, mesafe ve şekilde olmadığı, açı ve mesafelerin orman kadastro haritasına göre farklı gösterildiği ve orijinal orman kadastro haritası ile uygunluk göstermediği gözlemlenmiştir. Somut olayda, orjinal orman tahdit haritasındaki değerlere bağlı kalınmaksızın yapılan uygulamaya değer verilemez.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli 3380 parselin tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; Orman kadastro haritası ile Kadastro paftası birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve tahdid içinde kalan taşınmaz bölümünün yüzölçümü duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, orjinal orman kadastro haritası ile uyumsuz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.