Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1122 E. 2011/2002 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1122
KARAR NO : 2011/2002
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VS.
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 214 ada 9, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı sırası ile 1598.79, 428.73, 372.80, 2178.21 ve 2817.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve el atmanın önlenmesi istemine yönelik dava, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait kadastro tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 214 ada 9, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece; davacı tarafın dayanağını oluşturan 3.9.1970 tarih 3 ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları ile davalı tarafın dayandığı aynı zamanda çekişmeli 214 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara da uygulanan 14.9.1984 tarih 12 ve 4.10.1989 tarih 3 sıra numaralı tapu kayıtları yöntemince uygulanmadığı gibi; yine çekişmeli 214 ada 9, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan, davalı tarafın dayanağı 20.10.1978 tarih 33, 27.5.1992 tarih 10 ve 2.6.1986 tarihli tapu kayıtlarının tesisleri mahkeme kararına dayalı olduğu halde, tapu kayıtlarının dayanağı tescil ilamları ve krokileri getirtilerek yöntemince uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve haritaları, varsa davacı dayanağı tapu kaydının revizyon gördüğü diğer parsellere ilişkin kadastro tutanakları, komşu taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanakları tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilerek dosya tamamlanmalıdır. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı, davalı tarafın dayandığı tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtları yönünden tapu kayıtlarının haritaları ile kadastro
./..
2011/1122-2002 S/2

paftasının ölçekleri çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Tescil krokilerinin uygulama kabiliyetinin olmaması ya da kayıtların haritalarının bulunmaması durumunda ise tapu kayıtlarının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, özellikle davacı dayanağı tapu kaydının güney sınırında bulunan “… ” yerinin nerede olduğu üzerinde durulmalı, tapu kayıtlarının uygulanmasında kuzeydeki yolla ilgili kamulaştırma belgelerinden ve haritalarından yararlanılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin açık bulunduğu göz ardı edilmek suretiyle tespit gibi tescile karar verilerek sicil oluşturulmamış olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.