YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11955
KARAR NO : 2013/18274
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVACILAR : … vs. Vek. Av. …
Davacı, 17/07/2006 tarihinden itibaren çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin ve malulen emekli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybedip malul olduğunun tespiti ve 17.07.2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı … T.C. Kimlik Nolu …’nin 17/07/2006 tarihi itibariyle çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin ve malulen emekli olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacının …’na dilekçesiyle başvurarak malul sayılmasını talep ettiği ve … İl Müdürlüğünce sevk edildiği Siirt Devlet Hastanesinin 17.07.2006 tarih ve 2475 Sayılı Heyet Raporu ile %70 oranında malul olduğunun tespit edildiği ancak … Sağlık Kurulunun 06.04.2007 tarih ve 4282 sayılı kararı ile davacının 2/3 oranında işgücünü kaybetmiş sayılmasını gerektiren bir bulgu mevcut olmadığından davacının talebinin reddine karar verildiği, ,Yüksek Sağlık Kurulunun 01.07.2009 tarihli raporu ile davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği yönünde rapor düzenlendiği, bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 21.11.2011 tarihli raporunda ise davacının 2/3 oranında işgücünü kaybettiğinin bildirildiği, anlaşılmıştır.
Bu karar davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum … Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulunun raporu ile 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu arasındaki maluliyetin var olup olmadığına dair mevcut çelişkinin giderilerek, maluliyetin varlığının ve başlangıcının saptanması halinde oranının 2/3 olup olmadığı ve maluliyet başlangıç tarihi de sorularak, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan alınacak rapor ile çelişkinin giderililerek, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.10.2013gününde oybirliğiyle karar verildi.