Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12693 E. 2012/12697 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12693
KARAR NO : 2012/12697
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosu itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 476 parsel sayılı taşınmazın davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede ilk kez yapılan ve 11.06.2008 – 11.12.2009 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi orman olan taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını istemiştir.
Mahkemece, yörede arazi kadastrosunun kesinleştiği 31.12.1974 tarihinden davanın açıldığı 13.10.2009 tarihe kadar, 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan ve 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince bu hüküm devlet ve kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın herkese uygulanacağından davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 29/03/2010 tarih, 2010/772 – 4008 sayılı ilâmında “İncelenen dosya kapsamından, davanın, orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, bu aşamada mülkiyet aktarımını gerektirir tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olmadığı, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazların girdiğinin kabulü gerekir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosuna, davacı … Yönetimi tarafından aynı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, uzman orman bilirkişileri aracılığı ile yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmeli ve orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan kadastro mahkemelerinin orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kaydını iptal etme yetkisinin bulunmadığı düşünülmelidir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince 6 aylık askı ilân süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Yörede 01.01.1987 tarihinde yapılıp kesinleşen genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Öncelikle, davaya konu yerin neresi olduğu mahkemece tam olarak belirlenmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte yer alan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda “ Orman Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokide, 476 parselin yeri, hatalı olarak çizilmiştir. Dilekçede belirtilen % 50 – 60 eğimli, üzerinde 40 – 50 yaşlı kızılçam ağaçlarının bulunduğu bölüm çekişmeli taşınmazın batısında ve parsel sınırları dışında, Kayran Devlet Ormanı sınırları içinde kalan bir yerdir.” ifadesine yer verilmiştir. Dava dilekçesine ekli kroki, çekişmeli taşınmaza ait pafta örneği ve bilirkişi krokilerinin incelenmesinde, bu belgelerin hiçbirinde taşınmazın geometrik şeklinin ve yerinin diğeri ile uyumlu olmadığı görülmektedir. Bu durumda, araştırmanın doğru yerde yapılıp yapılmadığı hususunda duraksama oluşmaktadır. Bir an için araştırmanın doğru yerde yapıldığı kabul edilse dahi, uygulama kanı uyandırıcı değildir. Orman bilirkişilerince taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte, kesinleşmeyen orman kadastrosuna göre konumu gösterilmemiş; çekişmeli yerin öncesinin belirlenmesi açısından eski tarihli belgeler ile orijinal pafta örneği birbiri üzerine aplike edilerek geniş çevresi ile birlikte bu belgelerdeki konumu gösterilmemiştir.
Bu nedenle, mahkemece; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, itiraza konu yerin neresi olduğu kesin bir biçimde belirlenmeli ve bu yerde önceki bilirkişiler dışında halen … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ile orman kadastro haritası ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli kroki düzenlettirilmelidir. Yapılan bu uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşmeyen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı saptandığı takdirde davanın hukukî yarar bulunmadığından reddine karar verilmeli, gerçekten orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı saptanır ise, bu kez taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafındaki konumu gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği düşünülmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15.11.2012 günü oy birliği ile karar verildi.