Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9245 E. 2012/17745 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9245
KARAR NO : 2012/17745
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin kurucusu olduğu şirketin eski bir çalışanı olan davalı hakkında zimmetine para geçirdiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra davalının 250.000,00 TL bedelli bir bononun ödenmesi için müvekkiline ihtar gönderdiğini, bonoyu görmediklerini imzanın müvekkiline ait olmama ihtimalinin yüksek olduğunu şayet müvekkilinin ise şirketin ticari ilişkine karşılık olarak düzenlenip davalıya verilmiş olabileceğini, bononun imza dışında diğer açık kısımlarının kavram dershanesinin çalışanlarınca doldurulmuş olabileceğini, davalının bonoyu davacıdan hangi hukuksal ilişkiye dayalı olarak aldığını ispat etmek zorunda olduğunu belirterek söz konusu bono nedeniyle borçlu olmadığınının tespitine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bono üzerindeki yazı ve imzaların davacıya ait olduğunu, bononun veriliş nedeninin davalının okulun kuruluşuna kadar olan tüm çalışmaları olduğunu, senedin talil edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğu, davalının bononun kendisinin okulun kuruluşu sırasında verdiği hizmetler nedeniyle davacı tarafından kendisine verildiğini ispat edemediği, davacının davalının yemin teklifini kabul ederek davalının okulun kuruluşu ile ilgili olarak hizmette bulunmadığına ilişkin yemin ettiği, ancak davalının haksızlığının yargılama sonucunda ortaya çıktığı, kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ihdas nedeni bölümünde “nakden” kaydı bulunmasına rağmen senedin “verilen hizmet karşılığı” düzenlendiğini savunarak ispat külfetini yüklenen davalının savunmasını kanıtlayamadığı gözetilerek yazılı şekilde hükmün kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.