YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/532
KARAR NO : 2010/1344
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyü … mevkiindeki, zilyedliğinde bulunan taşınmazın, yörede 2004 yılında ilk kez yapılan ve 24.03.2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında, taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içine alındığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 04.07.2007 tarihli krokide 178.14 m2’lik 1 nolu kısım ile 2114 m2’lik 3 nolu kısımlara yönelik davanın reddine, 2391.25 m2’lik 2 no ile gösterilen taşınmaz yönünden davanın kabulü ile orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde zilyetliğe dayanılarak açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
1- Davacı …’ün krokide 1 ve 3 numara ile gösterilen kısımlara yönelik temyiz itirazları bakımından;
Eğiminin % 50-60 olup 1963 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu kısımlara yönelik hükmün ONANMASINA,
2- Davalı … Yönetimin krokide 2 no ile gösterilen 2391.25 m2’lik kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan Orman Mühendisi bilirkişi Mustafa Postacı tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın fiili durumu açıklanmış ve % 50-60 eğimli, içerisindeki pırnal meşesi ve ardıçların yer yer kesilerek temizlendiği ve yerlerinin yakılmış olduğu, arazi eğiminin yüksek oluşu nedeniyle taşınmazın toprak ve su rejimi bakımından korunması gerektiği bildirildiği halde, sonuç kısmında bu kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Bu rapor kendi içinde çelişkili olup, taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye
2010/532 – 1344
yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait eski tarihli hava fotoğrafları getirtilip incelenmemiş, bitişik arazi kadastro tutanak örnekleri ve revizyon kayıtları getirtilip uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu araştırılmamıştır.
6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı …. hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmü bulunduğu, yasa metninde geçen “hak sahibi” yada “sahiplik” kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/j ve 21. maddeleri ile dava sırasında 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklanmış olduğundan herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan davacı zilyetliğinin korunmaya değer ve yasada öngörülen “hak sahibi” olmaya ve dolayısıyla davacı kişiye orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı vermez. Bu nedenle, davacının öncelikle hak sahibi olup olmadığı, yani zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, yani aktif dava ehliyeti olup olmadığı saptanmalıdır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı, Pembelilk ve … Köylerinde bulunan davalı taşınmaza komşu parsellerin tümü aynı kroki ve memleket haritası üzerinde gösterilmeli, çekişmeli taşınmazın eğimi tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanarak, eğimi %12’den fazla olan fundalık ve makilik yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi ve 15.07.2004 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesi gereğince toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyacağından orman sayılacağı ve zilyetlikle kazanılamayacağı gözönünde bulundurulmalı, mahalli bilirkişi yardımıyla komşu parsellerin
2010/532 – 1344
revizyon kayıtları da uygulanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ün temyiz itirazlarının reddi ile krokide 1 ve 3 numara ile gösterilen bölümlere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı …’e yükletilmesine,
2 – Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin krokide 2 numara ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.