Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6144 E. 2011/11564 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6144
KARAR NO : 2011/11564
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … köyü 159 ada 16 ve 166 ada 115 parsel sayılı taşınmazların, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 2/B uygulaması sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 02.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1989 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … köyü 159 ada 16 parsel sayılı taşınmaz 26600 m2 yüzölçümüyle, 166 ada 115 parsel 7800 m2 yüzölçümüyle Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Kadastro mahkemesinin 1995/12 – 1999/104 sayılı dava dosyasında davanın kabulüyle 159 ada 16 ve 166 ada 115 parsellerin … … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm onanarak kesinleşmiştir. 159 ada 16 parsel halen tapuda … adına kayıtlı olup tapu kaydı 06.02.2010 tarihinde verasette intika ve alım sonucu oluşmuştur. Çekişmeli 166 ada 115 parsel ise halen tapuda … ve arkadaşları adına kayıtlı olup 30.06.2005 veresette intikal ve taksim sonucunda oluşmuştur. Kadastro mahkemesinin 1995/12-1999/104 dosyasında davalıların mürisleri … … ve Hazinenin taraf olduğu ve hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2000 gün ve 2000/2464 – 3088 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle, halefiyet ilkesi gereğince davalılar ve davacı Hazine yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığına ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 17/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.