Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10082 E. 2011/14378 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10082
KARAR NO : 2011/14378
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü, 108 ada 125 ve 126 parsel sayılı sırasıyla 17000,00 m² ve 3307,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlarlar, 08.12.1934 tarihli 269 sıra nolu tapu kaydıyla tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmazlara uygulanan tapu kaydının orman sınırlı olduğunu ve fiili durumda da çevresinde orman bulunduğunu, bu tür yerlerin imar-ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek yapılan tesbitlerin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 108 ada 125 nolu parselin 14.04.2008 günlü krokide (A) ile işaretli 2483,50 m2’lik kısmının parselden ifrazı ile 108 adaya ait en son parsel numarası ile çalılık niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kalan (C) ile gösterilen 14516,50 m2’lik kısmın tespit gibi aynı vasıfla davalılar adına tapuya tesciline, 108 ada 126 nolu parselin 14.04.2008 günlü krokide (B) ile işaretli 845,50 m2’lik kısmının parselden ifrazı ile 108 adaya ait en son parsel numarası ile çalılık niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kalan (D) ile gösterilen 2461,50 m2’lik kısmın tespit gibi aynı vasıfla davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 08.12.1981’de kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları ile 2005 yılında 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı Yasaya göre yapılan ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu, 1981 yılında yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
Mahkemece her ne kadar dava konusu taşınmazların çevresinde orman bulunmadığı, kesinleşen tahdit dışında kaldıkları, kabulüne karar verilen bölümlerin eylemli orman oldukları, reddedilen bölümler yönünden ise davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmazlar edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; kadastro tesbiti sırasında uygulanan 08.12.1934 tarihli 269 nolu, 4595 m² yüzölçümlü tapu kaydının doğu-batı ve kuzey sınırı koru okumakta ve kuzeydoğuda 108 ada 162 nolu çalılık niteliğiyle Hazine adına tescil edilen parsel bulunmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 20/c maddesi; “Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmazlar malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır.” hükmü gereği tapu miktarı ile geçerli olup, tapu miktar
kapsamının sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde ve miktarına değer verilerek belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu şekilde tapu kapsamı belirlenmediği gibi tapu miktar fazlası yönünden davalıların 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanımlarının kanıtlanması gerekeceğinden, eski ve yeni … fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazların niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadıkları saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp taşınmazların bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadıkları taşınmazların bitki örtüsü toprak yapısı ve eğimleri belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunun … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek tapunun kapsamı belirlenmeli, tapu miktar fazlası zilyetlikle kazanılacak yerlerden değil ise mahkemece tapu miktar kapsamı sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde ve miktarına değer verilerek belirlenerek tapu miktar fazlası yönünden Hazinenin davası kabul edilmeli, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde şimdi olduğu gibi eylemli orman olan bölümleri dışında kalan kısımlar yönünden Hazinenin davası reddedilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.